Varto Demokrasi Platformu, Ekoloji Derneği öncülüğünde jeotermal enerji santrali (JES) projelerine karşı “Varto JES İstemiyor” başlığıyla bir panel düzenledi. İlçedeki bir düğün salonunda gerçekleştirilen panelde, ekoloji savunucuları ve bölge halkı bir araya gelerek “Toprağımız satılık değildir” mesajını verdi.
Panelde Meteoroloji Mühendisi Cemalettin Küçük, Tıbbi Jeoloji Uzmanı Eşref Atabey ve Diyarbakır Barosu Çevre ve Kent Komisyonu Başkanı Ahmet İnan konuşmacı olarak yer aldı. Etkinlikte, JES projelerinin çevre, halk sağlığı ve bölgenin sosyo-ekonomik yapısı üzerindeki yıkıcı etkileri bilimsel ve hukuki boyutlarıyla ele alındı.
Diyarbakır Barosu Çevre ve Kent Komisyonu Başkanı Ahmet İnan, konuşmasında JES projelerinin yerel halkı mülksüzleştirme ve göçe zorlama potansiyeline dikkat çekti. İnan, “Yüzlerce yıldır yaşadığınız ve geçiminizi sağladığınız topraklar, evler elinizden alınmak isteniyor. Bunun, 1990’lı yıllardaki köy yakmaları ve zorunlu göçlerden hiçbir farkı yok. Tek fark, bugün bunun hukuk kılıfı altında ve sermaye birikimi adına yapılmasıdır” dedi.
Projelerin bir yayılma stratejisi izlediğini vurgulayan İnan, şunları ekledi: “Şirketler şu anda halkın direncini ölçüyor. Eğer şimdi ses çıkarılmazsa, bu projeler adım adım köylerinizi ve yaşam alanlarınızı elinizden alacak. Göç uyarımız bir abartı değil, somut bir gerçektir.”
Tıbbi Jeoloji Uzmanı Eşref Atabey, enerji şirketlerinin “refah ve kalkınma” söylemlerini eleştirerek, bu tesislerin yarattığı sağlık risklerine odaklandı. Atabey, “Şirket raporlarında yer alan ifadeler, halkı ikna etmeye yönelik yöntemlerden ibarettir. Jeotermal santraller ve kontrolsüz termal tesisler adeta mikrop yuvalarıdır. Şifa bulmak umuduyla bu alanlara giden insanlar, kirletilmiş sular nedeniyle ciddi sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kalabiliyor” uyarısında bulundu.
Meteoroloji Mühendisi Cemalettin Küçük ise sorunun yalnızca yerel bir enerji yatırımı olmadığını, tüm coğrafyanın ekolojik bir kuşatma altında olduğunu belirtti. Küçük, “Hayatımızı ve yaşam alanlarımızı terk etmeyeceğiz. Türkiye’nin dört bir yanında olduğu gibi burada da doğamızı savunmak temel görevimizdir” ifadelerini kullandı.
Yoğun katılımın gözlendiği panel, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.