Tutsak gazeteci Mehmet Nizam Aslan’ın babası Adil Aslan, oğlunun çok sayıda hastalığına rağmen cezaevinde tedavi edilmediğini belirterek, bir an önce serbest bırakılmasını talep etti. Suriye’de Heyet Tahrir es-Şam (HTŞ) tarafından gözaltına alınıp Türkiye’ye teslim edilen gazeteci Aslan, 9 Eylül’de tutuklanarak İstanbul Marmara Cezaevi’ne konulmuştu. Baba Aslan, 6 Ekim’deki görüşmelerinde oğlunun sağlık durumunun kritik olduğunu aktardı.
Adil Aslan, oğlunun Suriye’de kaçırıldığını ve uzun süre kendisinden haber alamadıklarını dile getirdi. Bir tanığın ifadesiyle Aslan’ın HTŞ tarafından tutulduğu bilgisinin kendilerine ulaştığını aktaran baba, oğlunun sağ olup olmadığını günlerce öğrenemediğini vurguladı. Suriye’de serbest bırakılan eski esirlerin verdiği bilgilerle umutlandıklarını belirten Aslan, avukat aracılığıyla yapılan vekaletname girişimlerinin de HTŞ tarafından engellendiğini ifade etti. HTŞ’nin oğlunun ellerinde olduğunu iki kez inkar etmesi üzerine ailesi olarak Mehmet Nizam Aslan’ın katledilmiş olabileceği ihtimalini düşündüklerini, bunun kendileri için çok zor günler olduğunu anlattı.
Adil Aslan, 8 Eylül’de oğlunun elleri ve gözleri bağlı bir şekilde İdlib’e getirilerek Türkiye Milli İstihbarat Teşkilatı’na (MİT) teslim edildiğini öğrendiklerini belirtti. Aslan, oğlunun MİT’in elinde iki gün boyunca kafasında çuvalla bekletildikten sonra Ankara Emniyeti’ne götürüldüğünü sözlerine ekledi.
İstanbul Emniyeti’nden 11 Eylül’de arandığını ve “Oğlunuz elimizde, Terörle Mücadele Şubesi’ndedir” denildiğini aktaran Aslan, oğlunu görmek istediğinde bu talebin reddedildiğini, sadece adliyeye sevk edildikten sonra görebileceğinin söylendiğini ifade etti.
Adil Aslan, oğlunun dosyasında gizlilik kararı olduğunu belirterek, Mehmet’in neden yargılandığını hala bilmediklerini söyledi. Aslan, “Mehmet haber takibi yapmak için gittiği yerde alıkonuldu. Elinde sadece kamerası vardı. Alıkonulduğu hücrede de sadece siviller vardı. Gazetecilik yapmak hiçbir zaman suç değildir” dedi.
HTŞ’nin insanlara zulüm ve katliam yaptığını, oğlunun 8 ay boyunca işkence ile gözaltında tutulduğunu ifade eden baba Aslan, “Fiziksel ve psikolojik işkenceler yapıldı. Bunların hepsi insanlık suçudur. Biz bunu kabul etmiyoruz. Kimsenin bunu kabul etmemesi lazım, herkesin ses çıkarması gerekiyor” çağrısında bulundu.
Kamuoyuna ve hak savunucularına seslenen Adil Aslan, “Bütün insanlığa çağrımdır, bu zulme dur desinler. Bizimle aynı durumda olan çok sayıda insan var” ifadelerini kullandı. Marmara Cezaevi’nde 6 Ekim’deki görüşünde oğlunun sağlık durumunun kritik olduğunu öğrendiğini aktaran baba, “Mehmet’in kalçasında hala şarapnel parçaları var. Aylarca susuz açlık grevi yaptı, sağlığı yerinde değil. Ayrıca uyuz hastalığı da var. Mehmet bu hastalıklarının hiçbiri için hastaneye tedaviye götürülmedi. Yaralarını kendi kendine pansuman ettiğini söyledi, bu yüzden yaraları iltihap kapıyor” sözleriyle oğlunun durumunun ciddiyetine dikkat çekti.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.