<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İnsan Hakları &#8211; Özgür Manşet</title>
	<atom:link href="https://ozgurmanset.com/tag/insan-haklari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ozgurmanset.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 28 Sep 2026 13:48:17 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.2</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">253770817</site>	<item>
		<title>Hasta Tutsakların Tahliyeleri İdare ve Gözlem Kurulu Engeline Takıldı</title>
		<link>https://ozgurmanset.com/hasta-tutsaklarin-tahliyeleri-idare-ve-gozlem-kurulu-engeline-takildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Web Editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Sep 2026 13:48:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Cezaevleri]]></category>
		<category><![CDATA[Hasta tutsaklar]]></category>
		<category><![CDATA[İdare ve Gözlem Kurulu]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Tahliye engeli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ozgurmanset.com/hasta-tutsaklarin-tahliyeleri-idare-ve-gozlem-kurulu-engeline-takildi/</guid>

					<description><![CDATA[Farklı cezaevlerinde 30 yılı aşkın süredir tutulan iki hasta tutsağın tahliyeleri, İdare ve Gözlem Kurullarının aldığı kararlarla bir kez daha engellendi. Sincan 2 Nolu F Tipi Kapalı Cezaevi&#8217;nde 32 yıldır tutsak olan Hüseyin Bilecan ile Yozgat 2 Nolu T Tipi Kapalı Cezaevi&#8217;ndeki hasta tutsak Selim Acar&#8216;ın tahliye süreçleri, bulundukları cezaevlerinin İdare ve Gözlem Kurulları tarafından [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Farklı cezaevlerinde 30 yılı aşkın süredir tutulan iki hasta tutsağın tahliyeleri, İdare ve Gözlem Kurullarının aldığı kararlarla bir kez daha engellendi.</p>
<p>Sincan 2 Nolu F Tipi Kapalı Cezaevi&#8217;nde 32 yıldır tutsak olan <strong>Hüseyin Bilecan</strong> ile Yozgat 2 Nolu T Tipi Kapalı Cezaevi&#8217;ndeki hasta tutsak <strong>Selim Acar</strong>&#8216;ın tahliye süreçleri, bulundukları cezaevlerinin İdare ve Gözlem Kurulları tarafından verilen kararlarla uzatıldı.</p>
<h3>Hüseyin Bilecan&#8217;ın Tahliyesi Dördüncü Kez Ertelendi</h3>
<p>Bilecan’ın tahliyesi daha önce üç kez, &#8216;pişman olmamak&#8217; ve benzeri gerekçelerle engellenmişti. 24 Eylül&#8217;de yeniden toplanan kurul, Bilecan&#8217;ın tahliyesini bu sefer üç ay daha erteledi. Hüseyin Bilecan&#8217;a dair bir sonraki değerlendirme 24 Aralık tarihinde yapılacak.</p>
<h3>Selim Acar&#8217;ın Tahliye Süreci 2027&#8217;ye Uzatıldı</h3>
<p>Selim Acar&#8217;ın tahliyesi ise ikinci kez ve altı ay süreyle 23 Eylül&#8217;de ertelendi. Acar için bir sonraki kurul değerlendirme tarihi 23 Mart 2027 olarak belirlendi.</p>
<p><i>Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.</i></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">17394</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Kanser Hastası Mutelîb Ehmedyan Evin Cezaevi&#8217;nde Tedavisiz Bırakıldı: Hayati Tehlike</title>
		<link>https://ozgurmanset.com/kanser-hastasi-mutelib-ehmedyan-evin-cezaevinde-tedavisiz-birakildi-hayati-tehlike/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Web Editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Sep 2026 13:18:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Evin Cezaevi]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[İran]]></category>
		<category><![CDATA[Mutelîb Ehmedyan]]></category>
		<category><![CDATA[Siyasi Tutsak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ozgurmanset.com/kanser-hastasi-mutelib-ehmedyan-evin-cezaevinde-tedavisiz-birakildi-hayati-tehlike/</guid>

					<description><![CDATA[İran&#8217;ın Evin Cezaevi&#8217;nde tutulan siyasi tutsak Mutelîb Ehmedyan&#8216;ın kanser hastası olmasına rağmen gerekli tedavinin sağlanmadığı ve hayati risk taşıdığı bildirildi. İran İnsan Hakları Ağı tarafından yayımlanan rapora göre, 16 yıldır cezaevinde bulunan Mutelîb Ehmedyan&#8216;ın mide kanseri de dahil olmak üzere birçok ciddi sağlık sorunu bulunuyor. İnfaz Erteleme Talebi Reddedildi Raporda, Ehmedyan&#8216;ın sağlık durumunun cezaevinde kalmaya [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İran&#8217;ın Evin Cezaevi&#8217;nde tutulan siyasi tutsak <strong>Mutelîb Ehmedyan</strong>&#8216;ın kanser hastası olmasına rağmen gerekli tedavinin sağlanmadığı ve hayati risk taşıdığı bildirildi.</p>
<p>İran İnsan Hakları Ağı tarafından yayımlanan rapora göre, 16 yıldır cezaevinde bulunan <strong>Mutelîb Ehmedyan</strong>&#8216;ın mide kanseri de dahil olmak üzere birçok ciddi sağlık sorunu bulunuyor.</p>
<h3>İnfaz Erteleme Talebi Reddedildi</h3>
<p>Raporda, <strong>Ehmedyan</strong>&#8216;ın sağlık durumunun cezaevinde kalmaya elverişli olmadığı ve bu nedenle cezasının infazının ertelenmesi talebinde bulunduğu belirtildi. Ancak Tahran Başsavcılığı&#8217;nın bu talebe yaptığı itiraz nedeniyle, siyasi tutsağın Evin Cezaevi&#8217;nin ağır koşullarında tutulmaya devam ettiği ifade edildi.</p>
<p>Geçmişte cezaevi dışından tedavi görmesine izin verilmemesi sebebiyle kanserin vücuduna yayıldığı aktarıldı. Cezaevi idaresinin, dışarıdan temin edilmek istenen ilaçların tutsağa ulaştırılmasını da engellediği belirtiliyor.</p>
<h3>İşkence ve Ağır Hapis Cezası</h3>
<p><strong>Mutelîb Ehmedyan</strong>, 13 Eylül 2010 tarihinde İran Devrim Muhafızları tarafından tutuklanmış, 8 ay boyunca hücrede tutularak ağır fiziksel işkenceye maruz kalmıştı. &#8220;İsyan&#8221; suçlamasıyla 30 yıl hapis cezasına çarptırılan <strong>Ehmedyan</strong>, ilaç ve tedavisinin engellenmesine karşı 5 Mayıs 2025 tarihinde açlık grevi başlattı.</p>
<p>Tedavi edilmemesi nedeniyle 35 kilogram kaybeden <strong>Mutelîb Ehmedyan</strong>&#8216;ın, kötüleşen sağlık durumuna rağmen cezaevinde tutulmaya devam edildiği vurgulandı.</p>
<p><i>Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.</i></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">17392</post-id>	</item>
		<item>
		<title>İran Evin Cezaevi’nde Kanser Hastası Siyasi Tutsak Mutelîb Ehmedyan’a Tedavi Engeli</title>
		<link>https://ozgurmanset.com/iran-evin-cezaevinde-kanser-hastasi-siyasi-tutsak-mutelib-ehmedyana-tedavi-engeli/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Web Editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Sep 2026 13:12:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Evin Cezaevi]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[İran]]></category>
		<category><![CDATA[Mutelîb Ehmedyan]]></category>
		<category><![CDATA[Siyasi Tutsak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ozgurmanset.com/iran-evin-cezaevinde-kanser-hastasi-siyasi-tutsak-mutelib-ehmedyana-tedavi-engeli/</guid>

					<description><![CDATA[İran&#8217;ın başkenti Tahran&#8217;daki Evin Cezaevi’nde tutuklu bulunan siyasi tutsak Mutelîb Ehmedyan’ın, kanser hastası olmasına rağmen tedaviye erişiminin engellendiği ve hayati tehlikesinin sürdüğü bildirildi. Kürdistan İnsan Hakları Ağı tarafından yayımlanan rapora göre, 16 yıldır cezaevinde olan Mutelîb Ehmedyan’ın birçok hastalığının yanı sıra mide kanseri olduğu belirtildi. Raporda, Ehmedyan’ın sağlık durumunun cezaevinde kalmasına elverişli olmadığı ve bu [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İran&#8217;ın başkenti Tahran&#8217;daki Evin Cezaevi’nde tutuklu bulunan siyasi tutsak Mutelîb Ehmedyan’ın, kanser hastası olmasına rağmen tedaviye erişiminin engellendiği ve hayati tehlikesinin sürdüğü bildirildi.</p>
<p>Kürdistan İnsan Hakları Ağı tarafından yayımlanan rapora göre, 16 yıldır cezaevinde olan Mutelîb Ehmedyan’ın birçok hastalığının yanı sıra mide kanseri olduğu belirtildi. Raporda, Ehmedyan’ın sağlık durumunun cezaevinde kalmasına elverişli olmadığı ve bu nedenle cezasının infazını erteleme talebinde bulunduğu aktarıldı. Ancak Tahran Başsavcılığı’nın bu talebe itiraz etmesi üzerine, siyasi tutsağın Evin Cezaevi’nin olumsuz koşullarında tutulmaya devam edildiği ifade edildi.</p>
<h3>Kanser vücuduna yayıldı, ilaçları engellendi</h3>
<p>Mutelîb Ehmedyan’ın cezaevi dışında tedavi görmesine izin verilmemesi nedeniyle kanserin vücuduna yayıldığı belirtildi. Cezaevi idaresinin, dışarıdan temin edilen ilaçları Mutelîb Ehmedyan’a ulaştırmayı engellediği de kaydedildi.</p>
<p>13 Eylül 2010 tarihinde İran Devrim Muhafızları tarafından tutuklanan Ehmedyan, 8 ay boyunca hücrede tutularak ağır fiziksel işkenceye maruz kalmıştı. &#8220;İsyan&#8221; suçlamasıyla 30 yıl hapis cezasına çarptırılan Mutelîb Ehmedyan, 5 Mayıs 2025 tarihinde ilaç ve tedavisinin engellenmesine karşı açlık grevi başlatmıştı. Tedavi edilmediği için 35 kilo kaybeden Ehmedyan’ın, kötüleşen sağlık durumuna rağmen cezaevinde tutulmaya devam edilmesi insan hakları savunucularının tepkisini çekiyor.</p>
<p><i>Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.</i></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">17390</post-id>	</item>
		<item>
		<title>BM&#8217;ye Sunulan Raporda, Suriye&#8217;deki Katliamlarda Türk Silahlı Kuvvetleri ve Bağlantılı Grupların Rolü Ortaya Çıktı</title>
		<link>https://ozgurmanset.com/bmye-sunulan-raporda-suriyedeki-katliamlarda-turk-silahli-kuvvetleri-ve-baglantili-gruplarin-rolu-ortaya-cikti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Web Editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Sep 2026 10:06:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Ortadoğu]]></category>
		<category><![CDATA[Birleşmiş Milletler]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Savaş Suçları]]></category>
		<category><![CDATA[Suriye]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Silahlı Kuvvetleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ozgurmanset.com/bmye-sunulan-raporda-suriyedeki-katliamlarda-turk-silahli-kuvvetleri-ve-baglantili-gruplarin-rolu-ortaya-cikti/</guid>

					<description><![CDATA[Demokrasi ve Uluslararası Hukuk Derneği (MAF-DAD) tarafından hazırlanan ve Birleşmiş Milletler (BM) 63. İnsan Hakları Konseyi&#8217;ne sunulan bir rapora göre, Suriye&#8217;nin Şêxmeqsûd ve Eşrefîye mahallelerinde başlayan ve Kuzey ve Doğu Suriye kentlerine yayılan saldırılarda, DAİŞ ve Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) bağlantılı grupların da yer aldığı tespit edildi. Raporda, cinsiyet temelli saldırı, şiddet, yağma, cenazelere saldırı, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Demokrasi ve Uluslararası Hukuk Derneği (MAF-DAD) tarafından hazırlanan ve Birleşmiş Milletler (BM) 63. İnsan Hakları Konseyi&#8217;ne sunulan bir rapora göre, Suriye&#8217;nin Şêxmeqsûd ve Eşrefîye mahallelerinde başlayan ve Kuzey ve Doğu Suriye kentlerine yayılan saldırılarda, DAİŞ ve Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) bağlantılı grupların da yer aldığı tespit edildi. Raporda, cinsiyet temelli saldırı, şiddet, yağma, cenazelere saldırı, işkence ve zorla yerinden etme gibi insanlığa karşı suçların işlendiği vurgulandı.</p>
<p>Suriye Geçici Şam Hükümeti’ne bağlı HTŞ ve grupların 6 Ocak’ta Kürtlerin yoğunlukta yaşadığı Şêxmeqsûd ve Eşrefîye mahallelerine yönelik başlattığı saldırıların savaş ve insanlığa karşı suç teşkil ettiği belirtildi. MAF-DAD, bu kapsamlı çalışmayı hukuk ve adli tıp uzmanlarından oluşan Bağımsız Gerçekleri Araştırma Heyeti (FFM) ile yürüttü. Heyet, 21 Şubat-17 Mart 2026 tarihleri arasında Kuzey ve Doğu Suriye’de yerinde incelemeler yaparak, tanık ifadeleri, tıbbi kayıtlar, kurumsal raporlar ve açık kaynak materyallerine dayanarak deliller topladı.</p>
<h3>Savaş ve İnsanlığa Karşı Suçlar Belgelendi</h3>
<p>Raporda, sivil yerleşim yerlerinden kaçan halkın göç güzergahlarındaki kontrol noktalarına ve sığındıkları hastanelere yönelik saldırılar detaylandırıldı. HTŞ ve bağlı gruplarla çatışan YPG ve YPJ savaşçıları ile Asayiş Güçleri’ne yönelik de savaş ve insanlığa karşı suç niteliğindeki ihlallere yer verildi.</p>
<p>Saldırılardan kurtulanların tanık beyanlarına göre, sivillerin doğrudan hedef alındığı, yerinden edildiği, hastanelerin bombalanarak tedavi imkanlarının yok edildiği, yağma, cinsiyet temelli saldırılar, yargısız infazlar, keyfi gözaltılar, işkence, kötü muamele, cinsel suçlar ve ölü bedenlere dönük saldırılar gibi bir dizi ihlal gerçekleşti. Rapor, bu ihlallerin insanlığa karşı ve savaş suçu kapsamında değerlendirilebilmesi için yeterli kanıt olduğunu ortaya koydu.</p>
<h3>DAİŞ ve Türk Silahlı Kuvvetleri&#8217;nin Saldırılardaki Rolü</h3>
<p>Tanık ifadelerinde, suçları işleyenler arasında DAİŞ üyelerinin yanı sıra, Suriye bayrağı taşıyan silahlı kişiler, Fas ve Cezayir aksanıyla konuşan kişiler ve hatta <strong>Türkiye bayraklı üniformalar giyen, Türkçe konuşan silahlı kişilerin</strong> olduğu belirtildi. Ayrıca, Türk aşırı sağcı bir hareket olan Gri Kurtlar Hareketi’nden kişilerin de saldırılarda yer aldığı ifade edildi. Raporda, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait personel, askeri teçhizat ve bağlı sorgu memurlarının da saldırılara dahil olduğuna dair kanıtlar bulunduğu aktarıldı.</p>
<h3>Şêxmeqsûd ve Eşrefîye’de Büyük Kayıplar</h3>
<p>Şêxmeqsûd ve Eşrefîye mahallelerinde insansız hava aracı, top ateşi, keskin nişancı ve araçlara açılan ateşle en az 45 sivilin katledildiği, 120’den fazla sivilin ise yaralandığı kaydedildi. Raporda, evlerde ve sivil altyapıda yaygın yıkımın meydana geldiği, sokaklarda çocukların da olduğu cenazelerin görüldüğü, hastanelerde yer olmadığı için cenazelerin yakınlardaki evlerde depolanmak zorunda kaldığı ve sivillerin cenazeleri almalarının engellendiği belirtildi.</p>
<p>Tanıklar, özellikle Raqa’dan kaçan sivillerin Kürt olduklarının tespit edilmesinin ardından katledildiğini aktardı. Bir olayda, 12 kişilik Kürt bir ailenin 4 yetişkin ve iki çocuğunun öldürüldüğü, diğerlerinin ağır yaralandığı kaydedildi. Kurtulan bazı sivillerin cenazelerin arasına saklanarak kaçmayı başardığı da raporda yer aldı.</p>
<h3>Hastaneler Hedef Alındı, Doktorlar Katledildi</h3>
<p>Şêxmeqsûd ve Eşrefîye’deki Khaled Fajer Hastanesi ve Osman Hastanesi&#8217;nin doğrudan top ateşiyle hedef alındığı kanıtlandı. Tıbbi personelin yaralandığı, gözaltına alındığı, kaybolduğu ve katledildiğine yer verilen raporda, tıbbi tahliyelerin, su, elektrik, yakıt ve ilaca erişimin engellendiği belirtildi. Bir tanık, hastanenin çatısına intihar dronlarının çarptığını ve onlarca bombanın isabet ettiğini, su tanklarının vurulmasıyla hastanenin su kaynağının kesildiğini anlattı. Yoğun bakım ünitesinde en az 5 hastanın ve yaralı bir bebeğin, saldırılar ve imkan eksikliği nedeniyle hayatını kaybettiği ifade edildi. Osman Sivil Hastanesi’nde görevli Dr. Ednan Arif Osman ve Dr. Ali Hanif Osman’ın Hamza Tümeni ve Amshat silahlı gruplar tarafından infaz edildiği de tanık beyanlarında yer aldı.</p>
<p>Raporda ayrıca, yaralıların gözaltına alınma ve işkence endişesiyle tıbbi tedaviye başvurmaktan çekindiği, bu nedenle bazılarının evde tedavi edilmeye çalışıldığı belirtildi. Bir tanık, “İdlib’in Kurtuluşu” olarak tanımlanan bir grubun yaralı genç erkekleri <strong>Türkiye istihbaratına teslim ettiğine</strong> dair tanıklık etti.</p>
<h3>Tutuklulara Yönelik İşkence ve Fidye Talepleri</h3>
<p>Görüşülen tutuklular, elektrik şokları, fiziksel şiddet, zorla çıplak bırakılma, ırkçı hakaretler, zorla itiraf ettirilme, tıbbi bakım eksikliği, yetersiz yiyecek ve hijyenik olmayan gözaltı koşulları gibi işkence ve kötü muamele yöntemlerini anlattılar. Erkeklerin kadın ve çocuklardan ayrıştırıldığı, ailelere bilgi verilmeksizin tutukluların alıkonulduğu kaydedildi. Bazı tanıklar, Türkçe konuşan silahlı kişiler tarafından yakalandıktan sonra Suriye güçlerine teslim edildiklerini dile getirdi.</p>
<p>Kürtlerin kimlik belgeleriyle tespit edildikten sonra kontrol noktalarında gözaltına alındığı ve tutuklandığı, rehin alınan sivillerin serbest bırakılması için ailelerinden fidye istendiği de raporda yer aldı. Kobanê’den bir ailenin serbest bırakılması için 35 bin dolar talep edildiği aktarıldı.</p>
<h3>Cenazelere Saldırı ve Cinsiyet Temelli Şiddet</h3>
<p>Raporda, cenazelerin parçalanması, aşağılayıcı görüntülerin sergilenmesi ve yayılması, ırkçı ve mezhepçi hakaretler, ölülerin gömülmesinin engellenmesi gibi insanlık dışı uygulamalar belgelendi. Yaşamını yitirenlerin cenazelerinin bütünlüğünün bozulduğu, araçların üzerinden geçtiği, uygun prosedür izlenmeden toplandığı ve yakınlarına teslim edilmediği belirtildi. Cenazelerin teslimi için grupların, sorumluluğu QSD’ye yıkan sahte bir beyannameyi ailelere imzalatmadan cenazeleri vermediği de ortaya çıktı.</p>
<p>Cinsiyet temelli şiddet ve hak ihlallerine de yer verilen raporda, bir Kürt kadın savaşçının saç örgüsünün kesildiğini gösteren materyaller ile YPJ savaşçılarının bedenlerine eziyet edildiği görseller incelendi. Sivillere dönük saldırılar, cinsel şiddet, kadınların saçlarının çekilmesi, yaşamını yitiren kadınların beden bütünlüklerinin cinsiyete dayalı bozulması, hayatta kalanlara kötü muamele, cinsiyetçi hakaret ve tehditlerin yaşandığı kaydedildi. Halep, Tabqa ve Raqa’daki saldırılar sırasında <strong>kadın hareketiyle ilişkili binaların, mekanların ve anıtların yağmalandığı ve tahrip edildiği</strong> belirtildi. Zenobia ve Jineolojî merkezlerinin gasp edilip talan edildiği, Şêxmeqsûd’daki Nagihan Akarsel Okuma Evi’nin yağmalanarak yerine İslami dini kitaplar yerleştirildiği bilgisi de raporda yer aldı. Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi bölgesinde kadınların ölüm tehditlerine maruz kaldığı, kişisel bilgilerinin yayımlandığı, tıbbi bakıma erişimlerinin engellendiği ve evleriyle ofislerine el konulduğu aktarıldı.</p>
<h3>Yağma ve Yerinden Edilme</h3>
<p>Yurttaşların özel mülkiyetine zorla el konulduğu, özellikle Şêxmeqsûd, Eşrefîye, Raqa ve Heseke gibi yerlerde altın, belge, para, giysi, elektronik eşya ve araç gibi eşyaların yağmalandığı belirtildi. Gözaltına alınan kişilerin eşyalarına el konulduğu, herhangi bir belge verilmediği ve serbest bırakıldıklarında iade edilmediği ifade edildi. Zorla yerinden edilenlerin evlerinin de yağmalandığı kaydedildi. Şêxmeqsûd, Eşrefîye, Raqa, Tabqa, Heseke, Kobanê, Efrîn ve diğer bölgelerden toplamda 190 binden fazla kişinin yerinden edildiği bilgisi de raporda yer aldı.</p>
<h3>Uluslararası Çağrılar ve Öneriler</h3>
<p>Rapor, Şam hükümetine sivillerin korunması, saldırılara son verilmesi, hastanelere saygı gösterilmesi, keyfi tutukluların serbest bırakılması, işkenceye son verilmesi, kayıp kişilerin akıbetinin araştırılması, cenazelerin iadesi ve yağmalanan malların geri verilmesi gibi konularda çağrıda bulundu.</p>
<p>Türkiye’ye de ihlaller, askeri personel ve teçhizat ile ilgili somut bulgular ışığında çağrılar yapıldı. Bu çağrılar arasında, Suriye Geçiş Hükümeti’ne sağlanan askeri, mali ve lojistik desteklerin uluslararası insancıl hukuk ihlalleri ve uluslararası suçlar işlemek amacıyla kullanılmaması için etkili tedbirler alınması, eldeki tüm bilgi ve kanıtların muhafaza edilerek yetkili bağımsız soruşturma makamlarıyla iş birliği yapılması yer aldı.</p>
<p>Raporda son olarak, BM’ye Suriye Arap Cumhuriyeti ile ilgili bağımsız uluslararası bir soruşturma komisyonu kurulması çağrısı yapılarak, belgelenen olayların incelenmesi, kanıtların korunması ve sorumluların hesap vermesi istendi.</p>
<p><i>Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.</i></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">17370</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
