ABD, İsrail ve İran arasındaki ateşkes görüşmeleri Pakistan’ın başkenti İslamabad’da başlarken, bölgedeki gelişmeleri değerlendiren Doğu Londra Üniversitesi Uluslararası Tarih, Politika ve Ekonomi Profesörü Vassilis K. Fouskas, Washington ve Tel Aviv’in “rejim değişikliği” hedeflerine ulaşamadığını belirtti. Fouskas, mevcut koşullarda ABD ve İsrail’in Ortadoğu’yu tek taraflı olarak yeniden şekillendirmesinin mümkün olmadığını vurguladı.
İran’a yönelik saldırıların 40’ıncı gününde başlayan görüşmeleri değerlendiren Fouskas, ABD’nin izlediği politikanın İkinci Dünya Savaşı’ndaki stratejik hataları anımsattığını ifade etti. Japonya’nın Pearl Harbor saldırısını örnek veren Fouskas, “Japon elitleri bu tür bir saldırının ABD’yi yenemeyeceğini biliyordu ancak amaçları Pasifik’teki gücü zayıflatmaktı. Bir bakıma kendi stratejik çelişkilerinin tuzağına düştüler. Bugün benzer bir tabloyla karşı karşıyayız” dedi.
ABD’nin temel motivasyonunun Basra Körfezi’nden uluslararası piyasalara, özellikle Çin’e yönelik hidrokarbon akışını dolar üzerinden kontrol etmek olduğunu belirten Fouskas, bu stratejinin ciddi riskler barındırdığına dikkat çekti. Fouskas, “ABD elitleri, Tahran’a yönelik herhangi bir bombardımanın rejim değişikliğini sağlayamayacağını biliyor. Bu durum yalnızca bölge halkları için değil, Batı ekonomileri için de yüksek enflasyon ve ekonomik durgunluk (stagflasyon) gibi öngörülemez sonuçlar doğurabilir” değerlendirmesinde bulundu.
NATO ittifakı içindeki çatlaklara da değinen Profesör Fouskas, ABD Başkanı Donald Trump’ın ittifaktan çekilme tehditlerinin altını çizdi. Avrupa devletlerinin çıkarlarının artık ABD ve İsrail ile tam olarak örtüşmediğini belirten Fouskas, “Bugün gerileme sürecinde olan küresel hegemon ABD, Avrupa devletlerini ortak bir çatışmaya sürükleyecek güçte değildir. Mevcut durumun en büyük kazananı yüksek petrol fiyatlarından faydalanan Rusya ve İran olmuştur. Çin ise temkinli politikasıyla bu süreçten kazançlı çıkmıştır” dedi.
Hürmüz Boğazı ve Kharg Adası’nın tarihsel ve stratejik önemine işaret eden Fouskas, ABD ve İsrail’in bölgeyi şekillendirme çabalarının Birinci Dünya Savaşı sonrası başarısız girişimlere benzediğini söyledi. Fouskas, çözümün ancak küresel bir mutabakatla mümkün olabileceğini belirterek, “Bölge ancak Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi çerçevesinde; Çin, Rusya ve ABD’nin de dahil olduğu bir koordinasyon ve uzlaşı ile barışçıl biçimde yeniden yapılandırılabilir” ifadelerini kullandı.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.