enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
48,9650
EURO
55,8478
ALTIN
6.779,88
BIST
12.913,69
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
22°C
İstanbul
22°C
Az Bulutlu
Cumartesi Parçalı Bulutlu
24°C
Pazar Hafif Yağmurlu
21°C
Pazartesi Hafif Yağmurlu
20°C
Salı Yağmurlu
18°C

PKK’nin Silah Bırakma Kararının Üzerinden Bir Yıl Geçti: Yeni Sürecin Neresindeyiz?

PKK’nin Silah Bırakma Kararının Üzerinden Bir Yıl Geçti: Yeni Sürecin Neresindeyiz?
5 Mayıs 2026 12:31 | Son Güncellenme: 5 Mayıs 2026 12:32
A+
A-

PKK’nin tarihi silah bırakma ve demokratik siyasete alan açma kararının üzerinden tam bir yıl geçti. Silahların sustuğu, umutların yeniden yeşerdiği bu 365 günlük süreçte; bölgede çatışmasızlık iklimi hakim olurken, siyasi ve hukuki arenada beklenen adımların ne ölçüde atıldığı büyük bir tartışma konusu.

Geçtiğimiz yıl bugün yapılan o tarihi çağrı, Türkiye’nin onlarca yıldır kanayan yarasını sarmak için yeni bir sayfa açmıştı. PKK’nin silahlı güçlerini sınır dışına çekme ve silah bırakma kararı, sadece Türkiye iç siyasetinde değil, Ortadoğu denkleminde de sarsıcı bir etki yarattı. Peki, geride bıraktığımız bir yılda “yeni çözüm süreci” olarak adlandırılan bu dönemde neler yaşandı?

1. Çatışmasızlık ve Askeri Sahadaki Durum: En Büyük Kazanım

Sürecin ilk ve en net başarısı, şüphesiz can kayıplarının durması oldu. Bir yıl boyunca bölgeden çatışma, pusu veya operasyon haberlerinin gelmemesi, hem bölge halkına derin bir nefes aldırdı hem de batıdaki toplumsal tansiyonu düşürdü.

• Geri Çekilme Süreci: PKK gerilalarının sınır dışına çekilmesi sürecinde zaman zaman lojistik ve güvenlik kaynaklı krizler yaşansa da, süreç büyük ölçüde provokasyonlara kurban edilmeden tamamlandı.

• Karakol ve Kalekol Tartışmaları: Bölge halkı ve sivil toplum kuruluşları, çatışmasızlık ortamına rağmen sınır hatlarında ve iç bölgelerde askeri tahkimatın (kalekol inşaatları, İHA/SİHA uçuşları) devam etmesini, sürece yönelik “güvensizlik” işareti olarak yorumlayarak sık sık eleştirdi.

2. Siyasi ve Hukuki Tıkanıklık: “Yasal Güvence” Nerede?

Askeri sahadaki sükunet, ne yazık ki Meclis’e ve hukuki reformlara aynı hızda yansımadı. Çözüm sürecinin kalıcı bir barışa evrilmesi için talep edilen yapısal reformlar, Ankara’nın ağır işleyen bürokrasisine ve seçim hesaplarına takıldı.

• Yasal Çerçeve Eksikliği: Kürt siyasi hareketinin en büyük taleplerinden biri olan “sürecin yasal bir zemine oturtulması ve müzakerecilerin hukuki güvence altına alınması” konusunda iktidar cephesinden beklenen kapsamlı yasa tasarısı hala Meclis’ten geçmedi.

• Siyasi Tutsaklar ve Yargılamalar: Silahların susmasına rağmen, “demokratik siyasetin önünün açılması” ilkesi tam olarak hayata geçmedi. Cezaevlerindeki binlerce Kürt siyasetçi, gazeteci ve sivil toplum aktivistinin durumunda iyileştirme yapılmaması, sürecin yumuşak karnı olmaya devam ediyor. Kayyım atamalarının yarattığı siyasi tahribatın onarılması için somut bir adım atılmadı.

• Anayasa Tartışmaları: Anadilde eğitim ve eşit yurttaşlık gibi temel talepler, yeni anayasa tartışmalarının gölgesinde kaldı. İktidarın, bu talepleri “kırmızı çizgiler” üzerinden ertelemesi masadaki güveni zedeleyen başlıca unsurlardan biri.

3. Bölgede Değişen İklim ve Toplumsal Psikoloji

Silahların susması, Kürt coğrafyasında sosyal ve ekonomik hayata doğrudan etki etti. Ancak bu iyileşme, kalıcı barışın getirdiği yapısal bir kalkınmadan ziyade, “savaşın olmamasının” getirdiği geçici bir rahatlama niteliğinde.

• Ekonomik Kıpırdanma: Yaylaların ve meraların yeniden sivil kullanıma açılması, sınır ticaretindeki kısmi esneklikler ve bölgeye yönelik turizm hareketliliği, derinleşen yoksulluğa karşı küçük de olsa bir can suyu oldu.

• Psikolojik Boyut: Bölge halkında silahların yeniden konuşma ihtimaline karşı “temkinli bir iyimserlik” hakim. Geçmişte yaşanan “çözüm sürecinin çöküşü” travması, atılan her adıma şüpheyle yaklaşılmasına neden oluyor.

İkinci Yılda Süreci Neler Bekliyor?

Birinci yılın özeti; sahada başarılı bir eylemsizlik, masada ise ağır aksak ilerleyen bir siyasi diyalog şeklinde.

Önümüzdeki dönemde sürecin kaderini belirleyecek ana unsur, topun artık tamamen sivil siyasette ve Ankara’da olmasıdır. Silahların devreden çıkmasıyla birlikte, Kürt sorununun çözümü tamamen siyasi partilerin, sivil toplumun ve Meclis’in omuzlarındadır. Eğer ikinci yılda demokratikleşme adımları, anayasal güvenceler ve toplumsal yüzleşme mekanizmaları devreye sokulmazsa, bu tarihi fırsatın tıpkı geçmişteki denemeler gibi “zaman kazanma” taktiğine kurban gitme riski bulunuyor.

Barış, sadece silahların susması değil, adaletin ve eşitliğin inşa edilmesidir. İkinci yıl, Ankara’nın bu inşaya ne kadar niyetli olduğunun asıl sınavı olacak.