Siirt’te bulunan ve toplu mezarların yer aldığı belirtilen Newala Qesaba’da (Kasaplar Deresi) Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle başlatılan yol yapım çalışmaları tepki çekmeye devam ediyor. İnsan Hakları Derneği (İHD) Siirt Şube Yöneticisi Avukat Mehmet Satıcı, bölgenin toplumsal hafıza alanı olarak korunması gerektiğini vurgulayarak, uluslararası standartlara uygun kazı çalışmalarının yapılması çağrısında bulundu.
Pervari ilçesi güzergahındaki Newala Qesaba’da çevre yolu çalışmaları sırasında kemiklerin bulunmasıyla durdurulan projeye, kamulaştırma kararının ardından yeniden başlandı. Hak savunucuları ve sivil toplum örgütleri, toplu mezar iddialarının merkezinde yer alan bu alandaki inşaat faaliyetlerine tepki gösteriyor.
İHD Siirt Şube Yöneticisi Mehmet Satıcı, bölgenin sınırlarının netleştirilmesi gerektiğini ifade ederek, 1900’lü yıllardan bugüne kadar bu alana cenazelerin atıldığı yönünde güçlü iddialar ve bulgular olduğunu belirtti. 1980’lerden sonra yaşanan çatışmalarda hayatını kaybedenlerin de bu bölgeye getirildiğinin bilindiğini aktaran Satıcı, 1990 yılında yapılan sınırlı bir kazıda bazı cenazelere ulaşıldığını ancak çalışmaların daha sonra durdurulduğunu hatırlattı.
Satıcı, İHD olarak yaptıkları incelemelerde, Newala Qesaba’nın önemli bir bölümünün uzun yıllar boyunca belediye atıkları, hafriyat ve çöpler için bir döküm sahası olarak kullanıldığını tespit ettiklerini belirterek, bu durumun cenazelerin bulunduğu alanların üzerini örtmek amacıyla yapılmış olabileceğine dikkat çekti.
Karayolları tarafından yürütülen Siirt-Pervari-Şirvan yolu projesinin usulüne uygun kazılar yapılmadan sürdürülmesinin hukuken ve insani açıdan kabul edilemez olduğunu belirten Satıcı, uluslararası standartlara işaret etti: “Bölgede uluslararası standartlar ve Minnesota Protokolü ilkeleri çerçevesinde bağımsız bir heyet tarafından kazı ve inceleme yapılmalı. İHD olarak en temel taleplerimizden biri budur.”
Newala Qesaba’nın bir hafıza merkezi olarak korunması gerektiğini savunan Satıcı, yaşamını yitirenlerin kimliğine bakılmaksızın insani değerler çerçevesinde bölgeye yaklaşılması gerektiğini ifade etti. Son yıllarda bölgede artan yapılaşmanın ve yol projelerinin ileride yapılacak olası araştırma ve kazıları tamamen imkansız hale getirebileceği uyarısında bulundu.
Gerçek bir toplumsal barış için geçmişle yüzleşmenin şart olduğunu belirten Satıcı, “Devlet, geçmişle yüzleşme ve mağduriyetlerin giderilmesi için somut adımlar atmalıdır. Newala Qesaba’nın bir hafıza merkezi olarak kabul edilmesi, toplumsal barışın inşası için kaçınılmazdır” dedi.
Bölgenin zemin yapısının bataklık özelliği taşıdığını ve imara uygun olmadığını kaydeden Satıcı, kayyım dönemlerinde alınan imar kararlarına karşı açtıkları davaların sürdüğünü belirtti. Hukuki süreç devam ederken inşaat çalışmalarının sürdürülmesinin telafisi imkansız zararlar doğuracağını ifade etti.
Son olarak, 2011 yılında mağdur ailelerin başvurusuyla açılan soruşturma dosyasındaki resmi yazışmalarda da bölgenin toplu mezar olduğunun kabul edildiğini hatırlatan Satıcı, “Yapılaşmanın olmadığı alanlarda derhal bilimsel ve usulüne uygun kazılar yapılmalı, ulaşılan kemikler DNA testleriyle kimliklendirilerek ailelerine teslim edilmelidir. Ayrıca bu alana bir anıt mezar yapılmalıdır” çağrısında bulundu.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.