Şengal Demokratik Özerk Meclisi (MXDŞ) Eşbaşkanı Xoxê Dexîl, YBŞ-YJŞ güçlerinin silahsızlandırılmasına yönelik girişimlerin, Ezidi toplumunu yeniden büyük bir güvenlik riskiyle karşı karşıya bırakacağını belirtti. Dexîl, bu hamlenin 9 Ekim Anlaşması’nın bir devamı niteliğinde olduğunu ve yeni katliamlara zemin hazırlayabileceği uyarısında bulundu.
Irak’ta Ali Zeydi başbakanlığındaki yeni hükümetin, silahlı grupları orduya entegre etme süreci kapsamında kurduğu “Devlet Kontrolünde Silahların Toplanması ve Bağların Kesilmesi Komisyonu” tartışılmaya devam ediyor. Özellikle Haşdi Şabi Başkanı Falih el-Feyyad’ın Şengal’in tamamının Irak ordusunun kontrolüne gireceğine dair açıklamaları, Ezidilerin öz savunma güçlerinin geleceği ve statüsü konusundaki endişeleri artırdı.
Şengal’deki son gelişmeleri değerlendiren MXDŞ Eşbaşkanı Xoxê Dexîl, 2014 yılında yaşanan DAİŞ saldırılarını hatırlatarak, halkın dış güçlere güveninin kalmadığını vurguladı. Dexîl, “2014’teki ferman esnasında Irak hükümeti güçleri de buradaydı ancak toplumu savunmadılar. Halk bir jenosid ile yüz yüze bırakıldı. YBŞ-YJŞ, yeni bir ferman yaşanmasın diye kuruldu ve bugüne kadar bunun için mücadele etti” dedi.
Xoxê Dexîl, savunma güçlerinin Irak ordusuna entegrasyonu adı altında tasfiye edilmek istenmesini, KDP ve Bağdat hükümeti arasında 9 Ekim 2020 tarihinde imzalanan Şengal Anlaşması’nın bir devamı olarak gördüklerini ifade etti. Dexîl, Ezidi toplumunun öz savunmasız bırakılmasının siyasi ve güvenlik açısından ciddi sorunlar doğuracağını belirtti.
DAİŞ’in 3 Ağustos 2014’te gerçekleştirdiği ve Ezidilerin “74’üncü Ferman” olarak adlandırdığı katliamın yıl dönümünün yaklaştığını hatırlatan Dexîl, yaşanan gelişmelere karşı toplumun uyanık olması gerektiğini vurguladı. Dexîl, “3 Ağustos’u Ezidi halkının birlik ve dayanışma günü yapalım. Birlikte hareket edersek taleplerimizi kabul ettirebiliriz. Kimse 3 Ağustos’u unutmasın ve o gün ayakta olsun” ifadelerini kullandı.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.