enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
49,2145
EURO
55,3224
ALTIN
6.528,22
BIST
12.204,11
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
21°C
İstanbul
21°C
Az Bulutlu
Cuma Açık
23°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
24°C
Pazar Çok Bulutlu
24°C
Pazartesi Az Bulutlu
23°C

Mardin’de Ekolojik Talan Kıskacı: Cengiz Holding’e Karşı Kitlesel Eylem Çağrısı

Mardin’de Ekolojik Talan Kıskacı: Cengiz Holding’e Karşı Kitlesel Eylem Çağrısı
9 Nisan 2026 15:12
A+
A-

Mardin’de Ekolojik Talan Kıskacı: Cengiz Holding’e Karşı Kitlesel Eylem Çağrısı

Mardin’in Mazıdağı ilçesinde Cengiz Holding bünyesinde faaliyet yürüten Eti-Bakır A.Ş.’nin doğa üzerindeki tahribatı her geçen gün derinleşiyor. Mardin Ekoloji Derneği, bölgede planlanan yeni tesislerin yaratacağı yıkıma dikkat çekerek, 11 Nisan’da gerçekleştirilecek kitlesel eylem için güçlü bir katılım çağrısında bulundu.

Mardin Demokratik Kurumlar Platformu, Mazıdağı ilçesinde kurulu bulunan fabrikanın mevcut faaliyetleri ve inşa edilmesi planlanan yeni tesislerin bölge ekosistemine etkilerine dair hazırladığı raporu kamuoyuna açıkladı. Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Mardin İl Koordinasyon Kurulu binasında düzenlenen toplantıya, çok sayıda demokratik kitle örgütü ve siyasi parti temsilcisi katıldı.

Su Varlıkları ve Tarımsal Gelecek Tehdit Altında

Toplantıda raporun detaylarını paylaşan Mardin Ekoloji Derneği üyesi Agit Özdemir, planlanan üç yeni tesisin faaliyete geçmesiyle birlikte saatte 356 metreküp ek su tüketimi gerçekleşeceğine dikkat çekti. Bölgedeki su tablasının halihazırda yüzde 60 oranında çekildiğini vurgulayan Özdemir, “Bu boyuttaki bir su tüketimi, bölgedeki su varlıklarını geri dönüşü olmayan bir yıkıma sürükleyecektir. Bölge halkı sadece sulama için değil, içme suyu bulmakta dahi büyük zorluklarla karşı karşıya kalacaktır” uyarısında bulundu.

Bursa Teknik Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü tarafından hazırlanan teknik raporlara da değinen Özdemir, tesisin halihazırda deşarj ettiği suyun kirlilik düzeyinin tespit edilmesine rağmen herhangi bir önleyici tedbir alınmadığını ifade etti. Bölgedeki kireç taşı yapısının kırılganlığı nedeniyle kimyasal sızıntıların yeraltı sularına karışma riskinin çok yüksek olduğu belirtildi.

Kanser Riski ve Orman Kıyımı

Üretim sürecinde kullanılacak kimyasalların halk sağlığı üzerindeki etkilerine dair kaygılarını dile getiren Özdemir, şunları söyledi: “Kobalt nitrat ve kobalt klorit üretimi sırasında nitrik asit, hidrolik asit ve sülfürik asit gibi tehlikeli maddeler kullanılacak. Bu durumun astım, akciğer fibrozu ve kanser riskini artıracağı bilimsel bir gerçektir. Tehlike sadece sağlıkla sınırlı değil; Mazıdağı’nın 85 bin hektarlık yüz ölçümünün 30 bin hektarı fabrika için ruhsatlandırılmış durumda. Bu, orman alanlarımızın sermaye eliyle yok edilmesi demektir.”

‘İstihdam’ Söylemiyle Talanın Üstü Örtülüyor

Projenin bölge halkına istihdam vaadiyle sunulmasını eleştiren Özdemir, 450 milyonluk bir yatırım projesinde sadece sembolik sayıda kişinin işe alınacağını, buna karşılık doğa ve sağlık maliyetinin telafi edilemez olduğunu belirtti. Bölgenin Cumhurbaşkanlığı kararıyla “özel endüstri bölgesi” ilan edilmesinin halkın iradesini yok saymak olduğunu ifade eden Özdemir, ekolojik yıkıma karşı ortak mücadele çağrısı yaptı.

Mardin Demokratik Kurumlar Platformu, 11 Nisan’da Mazıdağı’na bağlı kırsal mahallelerde gerçekleştirilecek basın açıklaması için şu temel talepleri sıraladı:

Yeraltı su varlıklarının korunması için acil önlemler alınmalı ve endüstriyel su tüketimi sınırlandırılmalıdır. Orman vasıflı arazilerde tesis kurulmasına son verilmeli, mevcut tesislerin atık su arıtma sistemleri bağımsız heyetlerce denetlenerek analiz sonuçları şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşılmalıdır.

Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.