Kayıp yakınları ve İnsan Hakları Derneği (İHD), gözaltında kaybedilenlerin akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle gerçekleştirdikleri eylemlerini sürdürdü. Diyarbakır, Batman, Hakkari ve İzmir’de düzenlenen eylemlerde, cezasızlık politikasına son verilmesi ve hakikatlerin açığa çıkarılması çağrısı yapıldı.
İHD Diyarbakır Şubesi ve kayıp yakınları, “Kayıplar bulunsun failler yargılansın” eyleminin 898’inci haftasında Bağlar ilçesinde bulunan Koşuyolu Parkı Yaşam Hakkı Anıtı önünde bir araya geldi. Eylemde, 24 Nisan 1996 tarihinde Diyarbakır’da gözaltına alındıktan sonra cansız bedeni bulunan Cemal Kavak’ın failleri soruldu.
Eyleme katılan CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’na seslenerek, “Eğer bir yerden başlayacaksanız, faili meçhullerin simgesi olan Vedat Aydın dosyasından başlayın. İHD ve Baro tüm raporları sunmaya hazır” dedi. Cemal Kavak’ın hikayesini okuyan İHD yöneticisi Av. Berfin Elçi ise Kavak’ın Çınar ilçesi yakınlarında telle boğulmuş halde bulunduğunu, iç hukuk yollarının sonuçsuz kalması üzerine AİHM’in Türkiye’yi yaşam hakkını ihlal ettiği gerekçesiyle mahkum ettiğini hatırlattı.
Batman’da Gülistan Caddesi’ndeki İnsan Hakları Anıtı önünde toplanan aileler, eylemlerinin 734’üncü haftasında 1994 yılında gözaltına alındıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan Kadri Yılmaz’ın akıbetini sordu. İHD yöneticisi Ali Karadoğan, Yılmaz’ın Diyarbakır’da bir düğün baskını sırasında gözaltına alındığını, ardından bazı cenazelerin bir okul bahçesine gömüldüğüne dair duyumlar aldıklarını ancak Yılmaz’ın cenazesine hiçbir zaman ulaşılamadığını belirtti.
İHD Hakkari Şubesi, Yüksekova’da (Gever) gerçekleştirdiği eylemin 224’üncü haftasında, 26 yıl önce bir patlama sonucu yaşamını yitiren Sibel, Velat ve İsmail Şedal kardeşler için adalet istedi. İHD Hakkari Şube Eşbaşkanı Ozan Akbaş, çocukların 26 Nisan 2000 tarihinde bir polis kontrol noktası yakınlarında oynarken buldukları cismin patlaması sonucu hayatlarını kaybettiğini ifade etti. Akbaş, olayla ilgili hukuki sürecin “kovuşturmaya yer olmadığı” kararıyla kapatıldığını hatırlatarak, faillerin cezasızlık zırhıyla korunduğunu vurguladı.
İzmir’de Konak Eski Sümerbank önünde düzenlenen eylemde ise geçmişle yüzleşme ve hakikat arayışı vurgulandı. İHD İzmir Şube Yöneticisi Mustafa Kızartıcı, Ermeni aydınların 24 Nisan 1915’te İstanbul’da gözaltına alınarak kaybedilme sürecine değinerek, “İnkar en kapsamlı insan hakları ihlalidir ve suçun devamıdır” dedi. Kızartıcı, toplumsal barışın ancak gerçek bir yüzleşme ve adaletin tesisi ile mümkün olabileceğini ifade etti.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.