enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
49,2705
EURO
55,2972
ALTIN
6.644,78
BIST
12.265,98
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
24°C
İstanbul
24°C
Açık
Pazar Parçalı Bulutlu
25°C
Pazartesi Az Bulutlu
24°C
Salı Hafif Yağmurlu
17°C
Çarşamba Yağmurlu
16°C

Kadın Dayanışma Merkezleri: Şiddetle Mücadelede Dönüştürücü Güç

Kadın Dayanışma Merkezleri: Şiddetle Mücadelede Dönüştürücü Güç
10 Ekim 2026 16:06
A+
A-

Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı, İstanbul’da “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadelede Dayanışma Merkezleri – Uluslararası Deneyimler” başlıklı önemli bir konferansa ev sahipliği yaptı. Farklı ülkelerden gelen katılımcılar, deneyimlerini paylaşarak kadınlara yönelik şiddetle mücadelede dayanışma merkezlerinin kritik önemine dikkat çekti.

Feminist Hizmetler Şiddet Döngüsünü Kırıyor

Konferansın ilk oturumu “Dayanışma Merkezleri: Kadına Yönelik Şiddetle Mücadelede Nasıl Bir Dönüşüm Yaşanıyor?” başlığı altında gerçekleştirildi. Avrupa Şiddete Karşı Kadınlar Ağı (WAVE) temsilcisi Elena Floriani, Danimarka Danner’den Ditte Specht ve Mor Çatı’dan Leyla Soydiç’in sunum yaptığı oturumun moderatörlüğünü Mor Çatı Gönüllüsü Elif Ege üstlendi.

WAVE temsilcisi Elena Floriani, kadınlara ve kız çocuklarına yönelik şiddetle mücadelede uzman destek hizmetlerinin vazgeçilmezliğini vurguladı. Floriani, “Kadınlara yönelik uzman destek hizmetleri, kadınların ve kız çocuklarının ihtiyaçlarını merkeze alan feminist hizmetlerdir. Bu hizmetler kesişimsel bir yaklaşım benimseyerek kadınların kendi yaşamlarına ilişkin kararlarını tanır ve şiddet döngüsü boyunca onları güçlendirir” dedi.

Kadın örgütlerinin tarihsel mücadelesine işaret eden Floriani, “Kadınlara yönelik uzman destek hizmetleri devlet tarafından başlatılmadı. Avrupa ülkelerinde, şiddeti özel bir mesele olmaktan çıkarıp siyasi gündeme taşıyan kadınlar oldu. Kadın örgütleri bu hizmetleri yalnızca hizmet sağlayıcıları olarak değil, değişimin aktörleri olarak ele alıyor” ifadelerini kullandı. Floriani, WAVE’nin “Değişimin Aktörleri” başlıklı raporunun bulgularını da paylaşarak, uzman destek hizmetlerinin kadınların güçlenmesinden, kurumlar arası işbirliğine ve kamuoyunun şiddete ilişkin algısının dönüşümüne kadar geniş bir alanda etkili olduğunu belirtti.

Kadın haklarına yönelik tepkilerin, toplumsal cinsiyet karşıtı hareketlerin ve finansman kısıtlamalarının kadın örgütlerinin çalışmalarını zorlaştırdığını dile getiren Elena Floriani, “Özellikle kadın haklarına yönelik tepkilerin arttığı, kaynakların kesildiği ve sivil toplumun çalışma alanının daraldığı bu dönemde uzman destek hizmetleri korunmalı, tanınmalı ve güçlendirilmelidir. Temel mesajımız, bu hizmetlere yatırım yapılması, korunması ve güçlendirilmesidir” diye ekledi.

Şiddetle Mücadelede Bütünlüklü Yaklaşım ve Kadınların Gücü

Danimarka’dan Danner Kadın Örgütü temsilcisi Ditte Specht, kadına yönelik şiddetle mücadelede bütünlüklü yaklaşılması gerektiğini ifade ederek, “Farklı sektörler, meslek grupları ve girişimler arasında işbirliği kurmalıyız. Farklı mesleklerde ve farklı düzeylerde çalışıyor olabiliriz ancak hepimiz bir fark yaratabiliriz” diye konuştu.

Specht, kadınlara sığınaklarında çeşitli destekler sunduklarının altını çizerek, “Kadın sığınaktan ayrıldığında da desteğimiz sona ermiyor; şiddetten uzak bir yaşama giden yol sığınaktan çıkmakla tamamlanmıyor. Hatta gerçek mücadelenin o zaman başladığını söyleyebiliriz” diyerek ortak mücadele vurgusu yaptı.

Mor Çatı Gönüllüsü Leyla Soydiç ise, Mor Çatı’nın sadece bir hizmet sunucu rolü benimsemediğini kaydetti. Soydiç, “Dayanışma merkezlerinin amacı, kadınların şiddetten ve şiddetin uzun yıllara yayılan etkilerinden uzaklaşabilmesidir. Şiddetin yalnızca bireysel sorunlara indirgenmesi, güç ilişkilerini ve patriyarkayı göz ardı eder. Biz buna ciddi biçimde itiraz ediyoruz” dedi. Soydiç, “Her kadının kendi hayatının uzmanı olduğunu hatırlayarak, kendi kararlarını alabilmesi için eşlik ediyoruz. Kadınların yerine karar almamak gerekiyor” şeklinde konuştu.

Uluslararası Deneyimler ve Ortak Mücadele

İkinci oturum “Dayanışma Merkezlerini Çeşitlilikle Sürdürmek” başlığıyla düzenlendi. Oturumun moderatörlüğünü Mor Çatı Gönüllüsü Selime Büyükgöze üstlenirken, Ulusal Kadın Dayanışma Federasyonu (FNSF – Fransa) İletişim Birimi Sorumlusu Camille Lextray, Senin İçin Kadın Derneği (Asociación Por Ti Mujer – İspanya) temsilcisi Dr. Lucía Ávila Carrillo ve Kadın Evi (Casa della Donna – İtalya) bünyesindeki Şiddet Karşıtı Merkez Koordinatörü Dr. Francesca Pidone konuşmacı olarak yer aldı.

Fransa’dan Camille Lextray, kadınların yaşadığı şiddetin resmi istatistiklerde tam olarak yer almadığına dikkat çekerek, bağımsız veri oluşturmanın önemini vurguladı. Lextray, Fransa’da aile içi şiddetin giderek “zehirli ilişki” olarak tanımlanmasının, saldırganı ve sorumluluğu görünmez kıldığını eleştirdi.

İtalya’dan Dr. Francesca Pidone, 1996’da Pisa’da kurulan, kar amacı gütmeyen feminist bir örgüt olan Casa della Donna’nın çalışmalarını anlattı. Pidone, kadınlar tarafından işgal edilen kamusal bir alanın gönüllü çalışmalarla önemli bir mekana dönüştürüldüğünü ve yaş, cinsel yönelim, dini inanç, toplumsal statü veya coğrafi köken ayrımı gözetmeksizin tüm kadınlara açık olduklarını belirtti.

İspanya’nın Valencia kentinde faaliyet yürüten Senin İçin Kadın Derneği’nden Dr. Lucía Ávila Carrillo ise, göçmen kadınların haklara erişimi ve kadına yönelik şiddetle mücadele alanlarında çalışmalar yürüttüklerini kaydetti. Carrillo, derneklerinin 2009 yılında göçmen kadınlar tarafından kurulduğunu ve yöneticilerinin de göçmen kadınlar olduğunu belirterek, çalışmalarında kesişimsel toplumsal cinsiyet ve insan hakları yaklaşımını esas aldıklarını ifade etti.

Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.