Sokak hayvanlarının toplanarak barınaklarda ölüme terk edilmesine karşı çıkan yaşam hakkı savunucuları, İzmir’de bir araya gelerek hayvan katliamlarına karşı ses çıkardı. Valilik önünde yapılmak istenen açıklama polis engeline takılsa da, kitle Konak Meydanı girişinde kararlılığını sürdürerek yaşam hakkının bölünemez olduğunu vurguladı.
İzmir Yaşam Hakkı Savunucuları tarafından organize edilen eylemde, Valilik önü polis bariyerleri ve çevik kuvvet kordonuyla kapatıldı. Meydana girişleri engellenen yaşam savunucuları, Konak Atatürk Meydanı girişinde eylemlerini gerçekleştirdi. Katledilen köpekler isyanımızdır ve Hayvan, yaşam, özgürlük sloganlarının atıldığı eylemde, sokak hayvanlarının fotoğrafları ile Valilik baskısı öldürüyor yazılı dövizler taşındı.
Grup adına açıklama yapan Pınar Alp, son dönemde Valilik talimatlarıyla hız kazanan toplama operasyonlarının bir suç niteliği taşıdığına dikkat çekti. Alp, yasa adı altında meşrulaştırılmaya çalışılan bu uygulamaların birer katliam provası olduğunu belirterek, Toplama araçlarına bindirilen her canlı, hisseden ve yaşamak isteyen bir bireydir. Evi bildikleri sokaklardan işkenceyle alınan hayvanları barınaklarda ölüm bekliyor dedi.
Konuşmasında kapasite yetersizliğine ve hukuki ihlallere de değinen Alp, sadece Ankara’da barınak kapasitesinin çok üzerinde hayvanın toplandığını hatırlattı. Yerel yönetimlerin ceza tehdidiyle bu suça ortak edilmek istendiğini vurgulayan Alp, uygulamanın anayasadaki suç ve cezaların şahsiliği ilkesine aykırı olduğunu ifade etti. Yaşam hakkı savunucuları, açıklamanın ardından gerçekleştirilen oturma eylemiyle hayvanlara yönelik şiddet politikalarına karşı mücadele sözü verdi.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.