İzmir’de yerel yönetimlerde çalışan kamu emekçileri, toplu iş sözleşmesi (TİS) süreçlerinde yaşanan hak gasplarına ve “yasal sınır” dayatmalarına karşı mücadeleyi büyütüyor. Bayraklı’da sözleşme süreci tıkanırken, Buca’da ise emekçiler aylardır ödenmeyen alacakları için eylem yaptı.
Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Hizmetleri Emekçileri Sendikası (Tüm Bel-Sen) İzmir 2 Nolu Şubesi, Bayraklı Belediyesi ile devam eden toplu iş sözleşmesi görüşmelerindeki tıkanıklığa dikkat çekmek amacıyla belediye binası önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Görüşmelerin dört aydır sürdüğünü belirten emekçiler, belediye yönetiminin sunduğu teklifin kazanılmış hakların gerisinde olduğunu vurguladı.
Açıklamada konuşan Tüm Bel-Sen İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Nihat Filiz, belediye yönetiminin “yasal sınır” gerekçesiyle düşük ücret dayatmasında bulunduğunu ifade etti. Filiz, yaklaşık 13 bin 328 TL’lik bir rakamın bordrolara yansıtılmak istendiğini belirterek, “Dört aydır bizimle neyi görüştünüz? Eğer sonuç buysa toplu sözleşme masasına gerek yok. Sendika olarak geri adım atmayacağız. Biz bu sözleşmeleri yasa bile yokken yaptık; çünkü haklar yasalardan önce gelir” dedi.
Filiz, personel giderinin toplam bütçe içindeki payının düşük olmasına rağmen 6 bin TL daha düşük bir sözleşmenin dayatıldığını söyleyerek, İzmir ortalamasında, özgür toplu pazarlıkla bir sözleşme yapılması gerektiğini belirtti.
Buca Belediyesi’nde ise memurlar, toplu iş sözleşmesinden doğan haklarının 7 aydır ödenmemesi üzerine protesto eylemi düzenledi. Belediye binası önünde bir araya gelen emekçiler adına konuşan Tüm Bel-Sen 2 Nolu Şube İdari Sekreteri Nurcan Hükenek, 8 Nisan’da başlattıkları eylemliliğin sonuç alana kadar devam edeceğini belirtti.
Hükenek, 2024 ve 2025 yılı eğitim yardımları, arazi tazminatları ve TİS alacaklarının henüz yatırılmadığını hatırlatarak, “Buca Belediyesi yönetimi ekonomik krizi ve bütçe yetersizliğini gerekçe gösteriyor. Ancak bu gerekçeler, emekçilerin mağduriyetini gidermiyor. Ay sonunu getiremeyen, temel ihtiyaçlarını borçla karşılayan, banka ve kredi kartı borçları altında ezilen belediye emekçileri artık tükenme noktasına gelmiştir. Emekçiyi oyalamaktan vazgeçin, alacaklarımızı hemen ödeyin” çağrısında bulundu.
Eylemde, ekonomik krizin faturasının emekçilere kesilmek istendiği ifade edilirken, belediye yönetimlerinin verdikleri sözleri tutması istendi. Emekçiler, özgür toplu pazarlık hakkı ve insanca yaşam talepleri karşılanana kadar alanlarda olacaklarını vurguladı.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.