İran ile İsrail-ABD hattında tırmanan gerilim ve 40 gündür devam eden çatışmalı süreçte sivil kayıplar korkutucu boyutlara ulaştı. İran Acil Durumlar Örgütü ve Adli Tıp Kurumu tarafından açıklanan veriler, savaşın yıkıcı etkisinin en çok kadınlar, çocuklar ve sağlık çalışanları üzerinde yoğunlaştığını gösteriyor.
İran Adli Tıp Kurumu, çatışmaların başladığı günden bu yana geçen 40 günlük sürede, İran genelinde ve Kürt illerinin bulunduğu batı bölgelerinde toplam 3 bin 375 kişinin yaşamını yitirdiğini duyurdu. Yapılan açıklamada, hayatını kaybedenlerin 496’sının kadın olduğu ve bu rakamların yalnızca kimliği tespit edilebilen kişileri kapsadığı vurgulandı.
İran Acil Durumlar Örgütü tarafından paylaşılan detaylı veriler, sivil yerleşim alanlarına yönelik saldırıların boyutunu gözler önüne serdi. Verilere göre, çatışmalarda 258 kadın hayatını kaybederken, 4 bin 993 kadın ise yaralandı. Çocuk ve ergenlerdeki kayıp oranı da oldukça yüksek seyrediyor; 18 yaş altı 221 çocuk yaşamını yitirirken, 2 bin 115 çocuk yaralanarak tedavi altına alındı.
Açıklamadaki en çarpıcı veri ise yaralılar arasındaki yaş grubu dağılımı oldu. Yaralanan çocuklar arasında 5 yaş altı 124 çocuk ve 2 yaş altı 70 bebeğin bulunduğu bildirildi. Bu tablo, çatışmaların sivil yaşam alanlarını doğrudan etkilediğini teyit ediyor.
Savaş hukukunun en temel ihlallerinden biri olan sağlık merkezlerine ve çalışanlarına yönelik saldırılar da bilançoda geniş yer tuttu. Çatışma süresince 118 sağlık çalışanının çeşitli saldırılara maruz kaldığı, bunlardan 26’sının hayatını kaybettiği açıklandı. Yaralanan 78 sağlık görevlisinin ise saldırılar sırasında görev başında olduğu belirtildi. Bölgesel verilere bakıldığında, 168 kişinin yaşamını yitirdiği Minab bölgesi, saldırılardan en ağır etkilenen merkezlerden biri olarak öne çıkıyor. Ayrıca Tahran, Huzistan, Loristan, İsfahan, Kirmanşah ve İlam gibi kentlerde sivil yaralanmaların yoğunlaştığı kaydedildi.
Savaş ve çatışma ortamının yarattığı hak ihlalleri sadece saldırılarla sınırlı kalmıyor. İran rejim güçleri tarafından gözaltına alınan kadınların durumu sivil toplum örgütlerini ve aileleri endişelendiriyor. Gözaltına alınan Hedîs Heqîqî ve Sara Spêhrî’den hala haber alınamazken, Wekil Abad Cezaevi’nde tutulan Sîma Înbay Ferîman’ın durumu hakkında da ailesine herhangi bir bilgi verilmiyor.
Öte yandan, rejim baskısının bir başka boyutu olarak 8 Ocak’taki protestolarda gözaltına alınan 18 yaşındaki Amir Hossein Hatami’nin idam edildiği bilgisi, ülkede devam eden insan hakları krizinin derinliğini bir kez daha ortaya koydu.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.