Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun kaybettirilmesine ilişkin yürütülen soruşturmada 6 yılın ardından derinleşen soruşturma kapsamında, aralarında dönemin mülki amirleri ve emniyet mensuplarının da bulunduğu organize bir yapının delilleri kararttığına dair çarpıcı bulgulara ulaşıldı.
Soruşturma kapsamında aralarında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel, eski polisler ve yerel idari çalışanların da bulunduğu 13 kişi gözaltına alındı. Dosyaya giren yeni deliller ışığında; eski polis Gökhan Ertok, Zeinal Abakarov ve annesi Cemile Yücer ile kamu görevlilerinin de aralarında bulunduğu 10 kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi. İçişleri Bakanlığı tarafından açığa alınan eski vali Tuncay Sonel ise “suç delillerini yok etme ve gizleme” suçlamasıyla Elazığ’da sahte kimlikle yakalanarak gözaltına alındı.
Emniyetten ihraç edilen Gökhan Ertok’un, Gülistan Doku’ya ait sim kartı kullanarak genç kadının sosyal medya hesabına girdiği ve arkadaş listesinden bazı isimleri sildiği tespit edildi. BTK verileri üzerinden yapılan incelemede, sim kartın bir cihaz üzerinden uçak modunda kablosuz ağa bağlandığı belirlendi. Tutuklanan Ertok, ilk sorgusunda sosyal medya hesabına müdahale ettiğini ve bu süreçte dönemin valisi Tuncay Sonel tarafından yönlendirildiğini itiraf ederek etkin pişmanlıktan yararlanma talebinde bulundu. Ayrıca Ertok ile Vali Sonel arasında şüpheli para transferleri de belgelendi.
Bilirkişi tarafından hazırlanan daraltılmış baz raporu, olay günü şüphelilerin hareketliliğini gün yüzüne çıkardı. Rapora göre, Gülistan Doku’nun telefonu 5 Ocak 2020’de saat 13.23 sıralarında Sarısaltuk Viyadüğü civarında kapandı. Aynı dakikalarda, tutuklanan şüphelilerden Erdoğan Elaldı’nın ve daha sonraki saatlerde Vali Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel ile beraberindekilerin telefonlarının aynı bölgede ortak baz verdiği saptandı.
Soruşturma dosyasındaki en çarpıcı usulsüzlüklerden biri de hastane kayıtlarında ortaya çıktı. Gülistan Doku’nun 31 Aralık 2019’da Tunceli Devlet Hastanesi’ne giriş yaptığına dair emniyet kayıtları bulunmasına rağmen, hastane sistemindeki verilerin silindiği anlaşıldı. Raporda, diğer tüm günlerin kayıtları dururken sadece o güne ait verilerin yok olmasının teknik bir arıza değil, “seçici silme” yani kasıtlı bir müdahale olduğu değerlendirildi. Bu kapsamda dönemin başhekimi Çağdaş Özdemir de gözaltına alındı.
Soruşturma sürecinde emniyet birimlerinin yargı makamlarını yanılttığına dair belgeler de dosyaya girdi. Cumhuriyet Savcısı’nın olay günü için istediği 11.00 – 16.00 saatleri arasındaki kamera kayıtları yerine, polislerin 16.00 – 17.00 arasındaki görüntüleri gönderdiği tespit edildi. Ayrıca, şüpheli Zeinal Abakarov’un ikamet ettiği bölgedeki kritik kamera kayıtlarının da “alınmadığı” veya “eksik olduğu” rapor edildi.
6 yıl sonra ilk kez resmi belgelere “maktul” olarak geçen Gülistan Doku’nun katledilmesine dair somut iddialar da dosyada yer alıyor. Tutuklanan Umut Altaş’ın ağabeyi Sidar Altaş, bir video kaydında Gülistan Doku’nun cinsel saldırıya maruz bırakıldığını ve katledildiğini ileri sürdü. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma, “organize bir suç ağı” şüphesiyle genişleyerek devam ediyor.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.