Cumartesi Anneleri, gözaltında kaybettirilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanmasını talep etmek amacıyla sürdürdükleri eylemlerinin 1111’inci haftasında İstanbul Beyoğlu’ndaki Galatasaray Meydanı’nda bir araya geldi. Gözaltında kaybedilenlerin fotoğraflarının ve karanfillerin taşındığı eylemde, adalet arayışının kararlılıkla süreceği vurgulandı.
İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Kayıplar Komisyonu üyesi Sebla Arcan, eylemde yaptığı açıklamada, 1111 haftadır her cumartesi aynı soruyu sorduklarını belirtti. Arcan, iktidarın hakikati açığa çıkarmak yerine sessiz kalarak Galatasaray Meydanı’nı bariyerlerle kapattığını ifade etti. Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen uygulanan meydan yasağının ve kişi sınırlamasının hukuk dışı olduğunu vurgulayan Arcan, kayıp dosyalarının etkin bir şekilde soruşturulması ve cezasızlık politikasına son verilmesi çağrısında bulundu.
1111’inci haftayı bir ailenin hiç bitmeyen bekleyişi olarak tanımlayan Arcan, bu mücadelenin sadece kaybedilen sevdikleri için değil; hukuk, adalet ve insan onurunu koruma mücadelesi olduğunu dile getirdi. Arcan, 1111 bir sayı değildir; 1111 haftadır süren cezasızlıktır. Gözaltında kaybetme suçunun fail ve sorumluları korunuyor diyerek, demokratik bir Türkiye yolunun hakikatlerle yüzleşmekten geçtiğini belirtti.
Gözaltında kaybedilen Hayrettin Eren’in kardeşi İkbal Eren, 10 kişiyle sınırlandırılmış bir meydanda olduklarını hatırlatarak, bu hukuka aykırı uygulamadan vazgeçilmesini istedi. Fehim Tosun’un eşi Hanım Tosun ise, Devletin arşivlerinde kayıpların gerçeği duruyor. Tek bir kayıp kalmayana kadar mücadelemiz sürecek dedi. Rıdvan Karakoç’un kardeşi Hasan Karakoç ve Hasan Ocak’ın kardeşi Maside Ocak da yaptıkları konuşmalarda, baskı ve engellemelere rağmen kuşaktan kuşağa aktarılan bu mücadeleyi failler yargılanana kadar sürdüreceklerini ifade etti.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.