enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
48,6746
EURO
56,0148
ALTIN
6.740,51
BIST
13.122,58
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
23°C
İstanbul
23°C
Parçalı Bulutlu
Cuma Az Bulutlu
23°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
25°C
Pazar Parçalı Bulutlu
25°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
26°C

Ekonomideki Derin Kriz Karşısında DEM Parti’den Meclis’e Olağanüstü Çağrı

Ekonomideki Derin Kriz Karşısında DEM Parti’den Meclis’e Olağanüstü Çağrı
17 Eylül 2026 12:18
A+
A-

Türkiye ekonomisinde yaşanan derin kriz ve Borsa İstanbul’daki rekor kayıpların ardından, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 1 Ekim’i beklemeden olağanüstü toplanması çağrısında bulundu. Parti, kronikleşen enflasyon, artan iflaslar, büyüyen borç yükü, jeopolitik risklerdeki artış ve akaryakıt zamlarının ekonomiyi büyük bir kaosun içine sürüklediğini vurguladı.

Eş Genel Başkanlar adına yapılan açıklamada, Borsa İstanbul BİST 100 endeksinde yaşanan yüzde 6’yı aşan değer kaybının, ülkenin ekonomik durumu hakkında kaygıları artırdığı belirtildi. Açıklamada, iktidarın somut adımlar atması gerektiği ifade edilirken, yaşananların bir “vurgun” olarak nitelendirilmesi dikkat çekti.

Ekonomi “Kara Kış”tan Çıkamıyor: Eşitsizlik ve Adaletsizlik Derinleşiyor

DEM Parti, Türkiye ekonomisinin tarihinin en uzun “kara kışından” çıkamadığını, borçluluk rekor seviyelere ulaşırken, milyarlar kazanan bankaların yarattığı tablonun toplumun umudunu söndürdüğünü dile getirdi. Faizden ve ranttan serbestçe kazanç sağlanmasının, emek vermeden para kazanma fikrini yaygınlaştırdığına ve bunun hem kurumları aşındırdığına hem de toplumsal çürümeye zemin hazırladığına işaret edildi. Eşitsiz ve adaletsiz ekonomik düzenin, Borsa İstanbul’da yaşanan kaosla yurttaşları bir kez daha derinden sarstığı vurgulandı.

Bazı yatırım fonlarının katılımcılara ödeme yapamamasıyla birlikte, şirketlere ilişkin olumsuz haberlerin BIST 100 endeksinde yüzde 6’dan fazla değer kaybına neden olduğu ve devre kesicinin devreye girdiği hatırlatıldı. Bu durumun, son yılların en büyük kayıplarından birine yol açtığı belirtilerek, açıklamanın devamında şu kritik sorular yöneltildi: “Bu riskler ne zamandır biliniyordu? Denetleyici kurumlar ne yaptı? Yatırımcıların zararının büyümesi neden engellenemedi?”

Meclis’in Toplumsal Sorumlulukları Gecikmeden Yerine Getirilmeli

Açıklamada, Borsa İstanbul’daki kaos ve vurgunun, FED’in faiz artışı kararı, yüksek enerji fiyatları, bölgesel savaşların büyüttüğü küresel belirsizlik, artan borç yükü ve toplumsal umutsuzlukla birleşince Türkiye ekonomisi üzerindeki baskıyı daha da artırdığı belirtildi. Bu tablonun karşısında sorumluluk almak, 86 milyon yurttaşın yararına gerekli kararları alıp uygulamak sadece iktidarın değil, TBMM’nin ve tüm siyaset kurumunun acil ve asli görevi olduğu vurgulandı. Krizin ve daha derindeki yapısal sorunların nedenlerini ortadan kaldırmanın, parti fark etmeksizin Meclis’in ortak sorumluluğu olduğuna dikkat çekildi.

Meclis’in 1 Ekim’i beklemeden toplanması gerektiği belirtilen açıklamada, TBMM’nin üstlenmesi gereken sorumluluklar şöyle sıralandı:

Küçük üreticilerin ve çiftçilerin üzerindeki akaryakıt yükünün hafifletilmesi, üretim maliyetlerini düşürmek için akaryakıtın sübvanse edilmesi, kamu kaynaklarının rant ve ayrıcalık yerine emeğin ve üretimin desteklenmesi için kullanılması.

Sermaye piyasalarında denetimin objektif ve sıkı bir biçimde gerçekleştirilmesi.

Başta bankalar olmak üzere faizden ve ranttan kazanç sağlayanlara yüksek vergi getirilmesi.

Kurumsal erozyona karşı liyakati esas alan kamu politikaları üretilmesi.

Şirketleri değil mağdurları, sermaye sahiplerini değil yurttaşı koruyan tedbirler alınması.

Çiftçilerin, üreticilerin, KOBİ’lerin ve yurttaşların borçlarının faizlerini silerek yeniden yapılandırılması ve sübvanse edilmesi.

Bütçede devasa boyutlara ulaşan faiz yükünün azaltılması.

Vergide adaletin sağlanması.

Yoksulların ve emekçilerin insan onuruna yaraşır bir gelir elde etmelerini sağlayacak tedbirler almak gibi öncelikli adımların istişareyle ve ortak akılla atılması.

Meclis 1 Ekim’i Beklemeden Olağanüstü Toplanmalı

Meclis’in kapalı kalmasının ekonomik krizi daha da büyüteceği ifade edilen açıklamada, DEM Parti olarak, ülkeyi bu darboğazdan çıkaracak, toplumun lehine olacak her adımı desteklemeye ve katkı sunmaya hazır oldukları belirtildi. Açıklamada, “Elimizi taşın altına koymaktan çekinmeyiz. Çünkü bu ülkenin geleceği hepimizin ortak meselesidir. Çağrımız açıktır: Türkiye Büyük Millet Meclisi 1 Ekim’i beklemeden, gerekli tedbirleri almak üzere olağanüstü toplanmalıdır” denildi.

Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.