Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen), yeni eğitim ve öğretim yılı öncesinde Diyarbakır ve Mardin’de önemli açıklamalar yaparak engelli öğrencilerin erişilebilirlik sorunlarına ve Kürtçe eğitim talebine dikkat çekti.
Eğitim Sen Diyarbakır Şubeleri Engelli Hakları ve Eşit Yaşam Meclisi, yeni eğitim ve öğretim yılının başlamasıyla engelli öğrenci, veli ve kamu emekçilerinin yaşadığı sorunlara odaklandı. Diclekent’te bulunan Eğitim Sen 2 Nolu Şube binasında yapılan açıklamada “Eşit, erişebilir yaşam ve haklarımız için bir aradayız” pankartı açıldı.
Meclis Sözcüsü Leyla Aytek, Diyarbakır’da engelli öğrencilerin ve personelin okullara, sınıflara ve diğer ortak kullanım alanlarına bağımsız ve güvenli ulaşım düzenlemelerinin yetersiz olduğunu belirtti. Aytek, “Bazı okullarda hiç engelli rampası bulunmazken, mevcut rampaların standartlara uygun olmadığı görülmektedir. Birçok okulda engelli öğrencilerin ve engelli kamu çalışanlarının üst katlara erişimini sağlamak amacıyla asansörler bulunmasına rağmen, sahadan gelen bilgilere göre bu asansörlerin arızalı olduğu, bazı okullarda bakım ve onarım ödeneğinin beklenmesi nedeniyle uzun süre çalıştırılmadığı görülmektedir. Asansörlerin yalnızca yapılması değil; düzenli olarak bakımının yapılması, arızalarının gecikmeksizin giderilmesi ve sürekli kullanılabilir durumda tutulması zorunluluktur” ifadelerini kullandı.
Leyla Aytek, bazı okullarda engellilere ait tuvaletin bulunmadığına, bulunan tuvaletlerin ise amaca uygun kullanılmadığına dikkat çekti. Aytek, “Sahadan gelen bildirimlerde engelli tuvaletlerinin temizlik malzemeleri, çeşitli araç-gereçler ve okul ihtiyaçları için depo olarak kullanıldığı, bazı tuvaletlerin kilitlendiği veya öğrencilerin ve personelin kullanımına kapatıldığı ifade edilmektedir” dedi.
Aytek, engelli öğrencilerin ve personellerin yaşadığı sorunun sadece binalarla sınırlı kalmadığını vurguladı. “Engelli öğrencilerin eğitim materyallerine erişimi; dersliklere ve laboratuvarlara erişimi; rehberlik ve destek hizmetlerine ulaşabilmesi; sınavlarda ihtiyaç duyduğu makul düzenlemelerin yapılması; sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlere eşit katılımı; ulaşım ve okul servislerine erişimi ile özel eğitim ve destek eğitim hizmetlerinin niteliği konularında da ciddi düzenlemelere ihtiyaç bulunmaktadır. Engelli kamu emekçileri açısından da benzer sorunlar devam etmektedir” diye ekledi.
Leyla Aytek, sendikanın taleplerini ise şöyle sıraladı:
Tüm eğitim kurumlarında erişilebilirlik denetimi yapılmalıdır. Her okul için rampa, asansör, tuvalet, sınıf, koridor, giriş-çıkış ve ortak kullanım alanlarını kapsayan ayrıntılı bir erişilebilirlik envanteri hazırlanmalıdır.
Engelli rampaları erişilebilirlik standartlarına uygun hale getirilmelidir. Rampaların eğimi, genişliği, yüzeyi, korkulukları, güvenliği ve kullanım koşulları denetlenmelidir.
Engelli asansörleri sürekli çalışır durumda tutulmalıdır. Arızaların giderilmesi için ödenek beklenerek aylarca sorun yaşanmasının önüne geçilmeli, hızlı müdahale sistemi oluşturulmalıdır.
Çalışır durumdaki asansörlerin kullanımının önündeki engeller kaldırılmalıdır. Asansörlerin anahtarının başka bir birimde tutulması veya öğrencinin sürekli görevli aramak zorunda bırakılması kabul edilmemelidir.
Her okulda erişilebilir ve kullanılabilir engelli tuvaleti bulunmalıdır. Engelli tuvaletleri hiçbir şekilde depo veya başka bir amaçla kullanılmamalıdır.
Engelli öğrenciler, veliler ve engelli çalışanlar sürece dahil edilmelidir. Erişilebilirlik çalışmaları masa başında değil, engelli bireylerin deneyimleri dikkate alınarak yürütülmelidir.
Okul bazında kamuoyuna açık çözüm takvimi oluşturulmalıdır. Her eksiklik için sorumlu kurum, yapılacak iş ve tamamlanma tarihi belirlenmelidir.
Erişilebilirlik denetimleri düzenli hale getirilmelidir. Asansör, rampa ve engelli tuvaletlerinin kullanılabilirliği her eğitim öğretim yılında yeniden denetlenmelidir.
Eğitim Sen Kızıltepe Temsilciliği de anadilde eğitim talebiyle Özgürlük Meydanı’nda bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklama öncesinde siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcileri ile çok sayıda kişi bir araya geldi. Kitle, “Kürt diline statü, Kürt dilinde eğitim” yazılı pankartla meydana yürüdü. Yürüyüşte “Kürtçe, Kürtçe, anadilinde eğitim” sloganları atıldı.
Açıklamayı kitle adına Eğitim Sen Kızıltepe Temsilciliği yöneticisi Şoreş İbrahimoğlu okudu. İbrahimoğlu, dilin bir halkın varlığı, kimliği ve kültürünün temel unsurlarından biri olduğunu vurgulayarak, “Anadili, bir halkın hafızası ve kendisini tanımlamasıdır. Bu nedenle dil özgürlüğü yalnızca bireysel bir hak değil, aynı zamanda eşit, demokratik bir yaşamın ve siyasal katılım hakkının da temelidir” dedi. Kürtçenin Mezopotamya’nın kadim dillerinden biri olduğuna işaret eden İbrahimoğlu, yıllardır uygulanan politikalar nedeniyle milyonlarca kişinin anadilinde eğitim hakkından mahrum bırakıldığını belirtti. Kürt çocukları ve gençlerinin kendi dillerinde eğitim göremediğini ifade eden İbrahimoğlu, “Dil hakkının hayata geçirilmesinin en önemli alanı eğitimdir. Okullarda, üniversitelerde ve yaşamın her alanında Kürtçe eğitim dili ve resmi bir statüye sahip olmadığı sürece barışa yönelik niyet ve adımlara güvenemeyiz. Anadilinde eğitim, eşitliğin ve birlikte yaşamanın şartıdır. Toplumsal barışın ve demokratik toplumun temelidir. Kürtçe eğitim bizim kırmızı çizgimizdir. Hiçbir güç Kürt halkını Kürtçe eğitim hakkından mahrum bırakamaz” şeklinde konuştu.
Açıklama, “Yaşasın anadilde eğitim” ve “Yaşasın Kürt dili” sloganlarıyla sona erdi.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.