enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
48,8551
EURO
55,7047
ALTIN
6.693,66
BIST
12.951,28
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
20°C
İstanbul
20°C
Parçalı Bulutlu
Cuma Az Bulutlu
23°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
24°C
Pazar Hafif Yağmurlu
23°C
Pazartesi Hafif Yağmurlu
21°C

Diyarbakır Cezaevi Katliamı’nın 27. Yıl Dönümünde Adalet Vurgusu: “İnsanlığa Karşı İşlenen Suçlarda Zamanaşımı Olmaz”

Diyarbakır Cezaevi Katliamı’nın 27. Yıl Dönümünde Adalet Vurgusu: “İnsanlığa Karşı İşlenen Suçlarda Zamanaşımı Olmaz”
24 Eylül 2026 16:24
A+
A-

Med Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Hukuki ve Dayanışma Dernekleri Federasyonu (MED TUHAD-FED), 24 Eylül 1996 tarihinde Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi’nde katledilen 10 siyasi tutsağı anarak, insanlığa karşı işlenen suçlarda zamanaşımının olmayacağını bir kez daha vurguladı. Dernek binasında yapılan açıklamada, 89 kişinin yargılandığı davanın 2019 yılında zamanaşımından düşürülmesine tepki gösterilerek, katliamın faillerinin bulunması talep edildi.

MED TUHAD-FED Eşbaşkanı Kerem Canpolat, konuşmasında işlenen suçun cezasız kalmaması gerektiğini ifade etti ve devletin cezasızlık politikasından vazgeçmesi gerektiğini belirtti.

İnsanlığa Karşı İşlenmiş Suç

Eşbaşkan Pınar Sakık Tekin, saldırıda yaşamını yitiren siyasi tutsakların isimlerini okuyarak sözlerine başladı. Tekin, “Bu insanlık dışı katliamda; Erkan Hakan Perişan, Cemal Çam, Hakkı Tekin, Ahmet Çelik, Edip Dilekçi, Mehmet Nimet Çakmak, Rıdvan Bulut, Mehmet Kadir Gümüş, Kadir Demir ve Mehmet Aslan yaşamını yitirmiştir. Tutsakların işkence sonucu katledildiği otopsi raporlarıyla kesin olarak kanıtlanmış olmasına rağmen, sorumluluğu bulunan hiçbir kamu görevlisi cezalandırılmamış; aksine cezasızlık politikasıyla adeta ödüllendirilmişlerdir. Bu durum, insanlığa karşı işlenmiş açık bir suç olmanın yanı sıra, devletin siyasi tutsaklara yönelik tahammülsüzlüğünün ve inkar politikasının da tarihsel bir vesikasıdır. Diyarbakır Cezaevi’nde yaşanan bu katliam, tarihin utanç sayfalarındaki yerini almıştır” dedi.

Cezasızlık Politikasına Protesto

Pınar Sakık Tekin, yaşamını yitiren siyasi tutsakların toplumsal muhalefetin, aydın ve entelektüel birikiminin temsilcileri olduğunu ve düşünceleri nedeniyle cezaevinde bulunduklarını dile getirdi. Tekin, devletin can güvenliğini sağlamakla yükümlü olduğu tutsakların yine devlet organlarının eliyle katledildiğini vurguladı. Cezasızlık ve baskı politikalarının bugün hala farklı biçimlerde cezaevlerinde sürdüğünü kaydeden Tekin, “Cezaevlerindeki gayriinsani koşullar devam etmekte, tutsaklara yönelik baskıcı ve olumsuz yaklaşım hâlâ varlığını korumaktadır. Federasyon olarak, tutsaklara yönelik gerçekleştirilen bu ağır katliamı bir kez daha lanetliyor; insanlığa karşı işlenen suçlarda zaman aşımının uygulanamayacağını hatırlatıyoruz” diye konuştu.

Saldırıda payı ve sorumluluğu bulunan tüm faillerin tarafsız yargı önünde hesap vermesini ve hak ettikleri cezalara çarptırılmasını talep eden Pınar Sakık Tekin sözlerini şöyle sürdürdü: “Bölgede ve ülkede yürütülen çözüm ve barış arayışlarının kalıcı bir sonuca ulaşabilmesi, geçmişte işlenen bu tür insanlık suçlarıyla yüzleşilmesine ve hesabının sorulmasına bağlıdır. Yapılan saldırıyı ve cezasızlık politikasını protesto ediyor; yitirdiğimiz tutsakların anıları önünde saygıyla eğiliyoruz. Onurlu bir barışın tesisi ve katledilen canlarımızın özgürlük hayallerinin hayata geçirilmesi için demokratik mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizin sözünü veriyoruz.”

Ne Olmuştu?

Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi’nde 24 Eylül 1996 tarihinde gardiyan, polis ve jandarmanın saldırısı sonucu 10 siyasi tutsak yaşamını yitirmiş, 23 tutsak ise yaralanmıştı. Otopsi raporları, tutsakların ağır işkence ve darp sonucu yaşamını yitirdiğini kesin olarak belirtirken, aralarında asker, polis, gardiyan ve cezaevi doktorunun bulunduğu 89 kişi hakkında dava açılmıştı. Birçok kez Yargıtay’a taşınan dava, Diyarbakır 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 2019 yılında zamanaşımı gerekçesiyle düşürülmüş, Yargıtay 1’inci Ceza Dairesi de yerel mahkemenin bu kararını oy çokluğu ile onamıştı.

Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.