Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında hazırlanan “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi” kanun teklifinin maddeleri üzerindeki görüşmeler Meclis Adalet Komisyonu’nda devam ediyor. Komisyonda söz alan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) milletvekilleri, atılan adımın tarihsel önemine dikkat çekerek, kalıcı bir barış için eşitlik ve ortak yaşam vurgusu yaptı.
Meclis Adalet Komisyonu Başkanı Cüneyt Yüksel’in milletvekillerinin sorularını yanıtlamasının ardından, sunulan muhalefet şerhlerinin reddedilmesiyle teklifin maddeleri üzerindeki görüşmelere geçildi.
Kanun teklifinin birinci maddesi üzerine söz alan DEM Parti Bitlis Milletvekili Semra Çağlar Gökalp, barışın kendisinin bir yol olduğunu ifade etti. Gökalp, “Yüz yıl önce Ortadoğu halklarına dayatılan bir çözümsüzlüğün sonucu olarak on yıllardır devam eden çatışmayı sona erdirmek ve kalıcı bir barışı hukuki zemine kavuşturmak üzere tarihsel bir adım atıyoruz. Silahların yerini hukukun, çatışmanın yerini ise demokratik siyasetin alması yalnızca Kürt halkının değil, tüm halkların ortak kazanımı olacaktır” dedi.
İnsanların yaşam alanlarına güvenle dönmesinin ve geleceğini demokratik siyaset içinde kurmasının önemine değinen Gökalp, “Bu yasa tüm sorunları tek başına çözmeyecektir ancak yüz yıldır hukuk dışına bırakılan Kürt meselesinin demokratik hukuk düzenine dahil edilmesinin önünü açacaktır. Barışın kapısı aralanmıştır. Hepimizin sorumluluğu bu kapıyı eşitliğe, özgürlüğe ve ortak geleceğe sonuna kadar açmaktır” ifadelerini kullandı.
Ardından söz alan DEM Parti Hakkari Milletvekili Öznur Bartın ise komisyonda sadece sıradan bir kanun teklifini görüşmediklerini, yeni bir dönemin eşiğinde durduklarını belirtti. Bartın, “Bugün yıllardır biriken acıların son bulabileceği, anaların gözyaşlarının dineceği yeni bir dönemin eşiğinde duruyoruz. Tarih bize gösteriyor ki hiçbir çatışma sonsuza kadar sürmez” diye konuştu.
Kalıcı barışın ancak toplumun tüm kesimlerinin kendisini eşit ve özgür hissetmesiyle mümkün olabileceğini dile getiren Bartın, “Önümüzde tarihi bir fırsat var. Geçmişin acılarını geleceğin kaderi yapmak yerine, yeni bir dönemin başlangıcına çevirmeliyiz. Barış, farklılıkları ortadan kaldırmak değil, farklılıklarla birlikte eşit ve özgürce yaşayabilmektir” dedi.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.