Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, Ankara’da Alevi örgütleri temsilcileriyle önemli bir buluşma gerçekleştirdi. Bakırhan, Alevilerin eşit olmadığı bir hukuka rızalık vermeyeceklerini belirterek, “Bütün kimlikler özgür olduğunda barış olur” mesajını verdi.
Ankara’daki bir otelde düzenlenen toplantıya Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eşsözcüsü Ali Kenanoğlu da katıldı. DEM Parti Halklar ve İnançlar Komisyonu Eşsözcüsü Yüksel Mutlu, buluşmanın amacının Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında yaşanan gelişmelerin yanı sıra Alevilerin eleştiri, öneri ve görüşlerini almak, bu konuda fikir alışverişinde bulunmak olduğunu ifade etti.
Tuncer Bakırhan, Alevilerin son dönemdeki tartışmalara ilişkin kaygılarını ve önerilerini dinlemek için bir araya geldiklerini söyledi. Bakırhan, “Türkiye’nin demokratikleşmesi için büyük emekler ve bedeller verdik. Sadece güncel siyaset için bir arada değiliz. Geçmişi, geleceği birlikte tartışıyoruz. Alevilerin ‘insan insana köprü olmalıdır’ öğretisi tam da bu süreç için söylenmiş bir belirlemedir. Özellikle bu süreçte birbirimize köprü olmalı, yaralarımızı sarmalı, yürüyen süreci layıkıyla başarıya ulaştırmak için hep birlikte çabalamalıyız. Bu buluşmalar geleceğe dönük bir yol haritasını da önümüze koyacaktır” dedi.
Türkiye’nin kritik bir süreçten geçtiğini vurgulayan Bakırhan, “Sürecin hedefine ulaşması sadece Kürtlerin değil, Alevilerin, Türkiye’de yaşayan 86 milyonun kazanımı olacaktır. Nihai hedef sadece barış değil, demokrasidir, eşit yurttaşlıktır, haktır, hukuktur, eşit ve adil bir düzen kurmaktır. Bu konuda Alevi canların kaygısı olmasın. Bu süreçten beklentimiz kimsenin kimliği inkar edilmeden, herkesin eşit bir ortama rızalıkla ortak bir gelecek kurmasıdır. Alevi eşit olursa Kürt özgür olur, Alevi eşit olursa memlekete demokrasi gelir” şeklinde konuştu.
Bakırhan, masada sadece Kürtlerin olmadığını hatırlatarak, “Demokrasi bu işin neresinde diye soranlar oluyor. Şu an ilk aşamasındayız. Barışı konuşuyoruz, şiddet ve çatışmayı ortadan kaldırıp, sorunlarımızı masada konuşmaya çalışıyoruz. Sonraki aşama demokrasidir, hukuktur, demokratik bir Türkiye mücadelesidir. Bütün inançları, kimlikleri hukukun öznesi haline getirmeyi hedefliyoruz. Rızalığı ancak hukuki bir tanınmaya veririz, rızalığı ancak Alevilerin kendilerini eşit yurttaş olarak hissettiği bir hukuka veririz. Dolayısıyla Alevilerin olmadığı bir sürece DEM Parti olarak rızalık vermeyeceğimizi söylemek istiyorum. Biz farklılıklarımızı koruyarak o masada oturuyoruz. Gerçek anlamda barış ne zaman olacak diye soruluyor. Aleviler eşit yurttaş olduğunda, cemevleri yasal statü kazandığında, ayrımcılığa son verildiğinde, bütün kimlikler özgür olduğunda, gerçek anlamda bir barış zemininde olacağımızı söylüyoruz” ifadelerini kullandı.
Çerçeve yasanın uygulamaya geçmesiyle sürecin ikinci aşamaya geçmiş olacağını belirten Bakırhan, bu süreçte ortak mücadeleye ihtiyaç olduğunu vurguladı. İkinci aşamanın Demokratik Cumhuriyet hedefine ulaşmak olduğunu ifade eden Bakırhan, “Herkesin kendi kimliği ile var olmasının mücadelesini yürüteceğiz. Bu mücadelenin bir ayağı Kürtler ise bir ayağı Aleviler, ezilenler, hakkı hukuku tanınmayanlardır. Hepimizi kapsayan bir yurttaşlık kimliği oluşturmanın mücadelesini vereceğiz. Bu kapıları aralamaya çalışacağız, bu süreci ıskalamamalıyız. Demokratik entegrasyon Kürtlerin Türkleştiği, Alevilerin Sünnileşmesi değil. Aksine özgür bir ilişkinin kurulmasıdır” diye konuştu.
Bakırhan, son süreçte Aleviler üzerinden yürütülen tartışmalara da değindi. Kürtler ve Alevilerin birbirinden uzaklaştırılmaya çalışıldığını söyleyen Bakırhan, “Kurduğumuz köprüleri yıkmak isteyenler yok değil. Bizi ayırmaya çalışıyorlar. Hatta Alevileri Alevilerden ayırmak istiyorlar. Çünkü Kürt ile Türk, Kürt ile Alevi ayrıştıkça, bazılarının düzeni ve konforu devam edecektir. Bugüne kadar Alevilerin onurlu mücadelesini feyz aldık, bundan sonra da alarak yolumuzu yürüyeceğiz. Makbul Alevi diye sınıflandırma yapanları uyarıyoruz. Bu dil tehlikeli bir dil, bu dil sürece katkı sağlamaz, demokratikleşmeye katkı sağlamaz. Geçmişin acıları hepimizin hafızasındadır ama geleceğimizin kaderi geçmişin hafızasıyla belirlenmemeli. Benzer acıların yaşanmaması için demokratik bir zemin oluşturacağımız bir süreç olarak görülmeli bu. Geçmişimizi unutmayacağız, Alevilerin, Kürtlerin katledildiği, asimile edildiği bir geçmişi unutmayacağız ama bize olumlu yarayacak bir süreç varsa bunu da değerlendireceğiz. Yüzümüz demokrasiye, geleceğe dönük olacak. Tarihsel travmalar inkar edilemez ancak amaç onları yeniden üretmek değil, onlardan dersler çıkarıp demokratik ortak bir gelecek kurmaktır” dedi.
Alevilerle birlikte yürüme çağrısı yapan Bakırhan, “Halkların ve inançların söz sahibi olduğu bir Türkiye demokratik olabilir. Biz böyle bir Türkiye’ye talibiz, bunun mücadelesini yürütüyoruz. Bu süreçte, böyle bir Türkiye’nin oluşmasının zeminini hazırlıyor. Bu zeminden geçmek hepimizin elindedir. Varsa eksiklerimiz, yetmezliklerimiz bu toplantıda birlikte tartışalım, birlikte giderelim. Eksik olan ve yanlış olanı dayatan savunan bir anlayıştan gelmiyoruz. Eksikliğini kabul eden, geleceğe güçlü yürümek isteyen bir parti olarak önümüzdeki dönem Alevilerle birlikte yürümek istiyoruz” şeklinde konuştu.
Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Aslan da son dönemde yaşanan tartışmalara dikkat çekerek, Alevilerin kaygıları ve endişelerini dile getirmek, aynı zamanda önümüzdeki dönemde süreçte nasıl rol oynayabileceklerini konuşmak için buluşmanın önemli olduğunu belirtti. Bazı kesimlerin Alevilerin kaygılarını farklı zeminlere çekmek istediğini dile getiren Aslan, tüm farklılıkların Türkiye’nin demokratikleşmesinde aktif rol oynaması gerektiğini ifade etti. Aslan, sadece DEM Parti değil; önümüzdeki haftalarda Alevilerin taleplerini dile getirmek ve sürece dair diğer partilerle de bir araya geleceklerini söyledi.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.