Bingöl’ün Solhan ilçesinde, 60 binden fazla hayvanın otlama alanı ile arıcılık yapılan mera ve ormanlık sahalara kurulması planlanan Güneş Enerji Santrali (GES) projelerine karşı yurttaşlar sokağa çıkarak tepkilerini dile getirdi. Solhan Ekoloji Platformu öncülüğünde ilçe merkezinde gerçekleşen kitlesel basın açıklamasına, Karlıova ve Yedisu ilçelerinden gelen çok sayıda yurttaşın yanı sıra siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcileri katıldı. Açıklamada, ‘Solhan’ın merası, yaylası geleceğimizdir’ pankartı açıldı.
Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Bingöl İl Sekreteri Canfidal Boldaş, yenilenebilir enerjinin yanlış lokasyonlarda uygulanarak doğa yıkımına dönüştürüldüğünü vurguladı. GES projelerinin Konya Ovası’ndan çevre illere kaydırıldığını belirten Boldaş, “Şirketlerin zenginleşmesi için mera ve ormanlık alanlarımız yok ediliyor. Şanlıurfa’da, Mardin’de ve çevre illerde adım atacak yer bırakmadılar. Buralar şirketlerin arsası değil; çiftçinin tarlası, hayvancının merası, arıcının yaşam alanı ve yaban hayatının habitatıdır. İstanbul ve Bursa’daki fabrikalarının elektrik giderini düşürmek için gelip bizim meralarımızı gasp ediyorlar. Onlara mali rant sağlayan bu projeler, bize yıkım ve talan olarak dönüyor” ifadelerini kullandı.
Bingöl Barosu Başkanı Turan Hişan, meselenin doğrudan anayasal bir hak ihlali olduğunu dile getirdi. Telafisi imkansız zararlar doğmadan hukuki mücadeleye başlayacaklarını belirten Hişan, “Kalkınma adı altında doğanın geri dönülmez biçimde tahrip edilmesine ve gelecek kuşakların hakkının gasp edilmesine karşıyız. Anayasa’ya göre herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşam hakkına sahiptir. Bir dere kuruduktan, bir mera yok olduktan sonra ‘telafi ederiz’ demek mümkün değildir. Telafisi mümkün olmayan zararlar söz konusuysa, ekonomik kazancı değil yaşam hakkını öncelemeliyiz. Bingöl Barosu olarak idari ve hukuki tüm süreçlerin takipçisi olacağız” diye konuştu.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Bingöl Milletvekili Ömer Faruk Hülakü, iktidarın ve sermaye çevrelerinin bölge doğasını rant alanına çevirdiğine dikkat çekti. Hülakü, Solhan halkının toprağını terk etmeyeceğini vurgulayarak şunları söyledi: “Solhan’a hiç gelmemiş, toprağına basmamış kişiler Ankara’dan, İstanbul’dan oturup harita üzerinden buraları kendilerine pay ediyorlar. Onlar baktıklarında rant görüyor, biz ise yaşam görüyoruz. Kiğı’da, Karlıova’da, Göynük’te, Solhan’da ve bölgenin birçok yerinde topraklarımıza saldırıyorlar. Köylünün hayvanını nerede otlatacağını, suyunu nereden alacağını düşündükleri yok. Tek bildikleri şey para ve ranttır. Ama şunu bilsinler; onların bildiği şey rant ise bizim en iyi bildiğimiz şey direnmektir. Bir parça toprağımızı bile onlara vermeyeceğiz, sonuna kadar direneceğiz.”
Açıklama, konuşmaların ardından atılan sloganlarla sona erdi.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.