Antalya Döşemealtı Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’ndeki insani olmayan mimari yapıya ve hak ihlallerine karşı 268 gün boyunca süresiz-dönüşümsüz açlık grevi yapan Gürkan Türkoğlu, zorla müdahale sonrası kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Türkoğlu’nun avukatı Ülkücan Kaplan, müvekkilinin ölümüne yol açan süreci ve cezaevlerindeki hukuksuzlukları değerlendirdi.
Marmara Üniversitesi’nde öğrenci olduğu dönemde muhalif kimliği nedeniyle hedef alınan Türkoğlu’nun, sadece itirafçı beyanlarına dayanılarak örgüt üyeliği iddiasıyla 10 yıl hapis cezasına çarptırıldığını belirten Kaplan, yargılama sürecindeki hukuksuzluklara dikkat çekti. Kaplan, müvekkilinin 2021 yılında, insan hakları örgütleri tarafından kuyu tipi olarak adlandırılan ve insan onuruna aykırı mimari yapısıyla bilinen Antalya Yüksek Güvenlikli Cezaevi’ne sevk edildiğini hatırlattı.
Tutsakların cezaevindeki koşullara karşı yıllarca hukuki başvurularda bulunduğunu ancak Adalet Bakanlığı’nın sevk taleplerini ısrarla reddettiğini belirten Kaplan, Başka illere sevk edilmelerinin önünde hiçbir hukuki engel bulunmamasına rağmen taleplerin reddedilmesi, tutsaklara süresiz-dönüşümsüz açlık grevinden başka bir yol bırakmadı dedi. Türkoğlu, Tahsin Sağaltıcı ve Hüseyin Özen ile birlikte başlattığı eylemin 258’inci gününde zorla hastaneye kaldırılmış, 268’inci günde ise rızası dışında yapılan tıbbi müdahale sonrası entübe edilmişti.
Türkoğlu’nun yaklaşık 3 ay süren yoğun bakım mücadelesinin ardından hayatını kaybettiğini ifade eden Kaplan, açlık grevini sonlandıran diğer mahpusların durumuna da değindi. Yeni can kayıplarının ve kalıcı hasarların önlenmesi için Antalya Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tutulan diğer mahpusların da acilen uygun koşullardaki cezaevlerine sevk edilmesi çağrısında bulundu. Türkoğlu’nun cenazesi, bugün Erzincan’ın Çağlayan ilçesindeki Yalıncak Cemevi’nde düzenlenecek törenin ardından toprağa verilecek.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.