Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mardin Milletvekili Beritan Güneş Altın, Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada 15 Mayıs Kürt Dil Bayramı’nın önemine değindi. Mardin’in çok dilli ve çok kültürlü yapısının tekçi politikalar nedeniyle baskı altında olduğunu ifade eden Altın, barışın yasalarının dillerin ve kültürlerin kardeşliğiyle örülmesi gerektiğini vurguladı.
Meclis kürsüsünden Mardin’in kadim ruhuna vurgu yapan Altın, kentin çok dilliliğinin Türkiye için bir örnek teşkil ettiğini söyledi. Mardin’deki farklılıkların bir tehdit değil, zenginlik olduğunu belirten Altın, kentin yüzyıldır tek dil dayatmasına maruz bırakıldığını dile getirdi. Altın, Mardin öyle bir şehirdir ki kilise çanı ile ezan sesi birbirine karışır. Süryanice dualar, Kürtçe klamlar ve stranlarla iç içe geçer. Arapça başlayan cümleler Kürtçe sürer, Türkçe son bulur; işte bu dillerin tılsımlı ezgisidir ifadelerini kullandı.
Anadilde eğitim hakkının bir ütopya olarak görülmemesi gerektiğini belirten Altın, Kürtçe üzerindeki engellemelerin devam ettiğine dikkat çekti. Sincan Cezaevi’nde Kürtçe mektupların engellenmesi ve ibadet dili üzerindeki baskıları hatırlatan Altın, Gelin bu çağı geride bırakalım ve barışın yasalarını, dillerin ve kültürlerin kardeşliğini hep birlikte örelim çağrısında bulundu.
1932 yılında Celadet Ali Bedirhan ve arkadaşlarının Hawar dergisiyle başlattığı dil mücadelesini hatırlatan Altın, Kürtçenin anayasal güvenceye kavuşması gerektiğini belirtti. Altın, Anadil yalnızca kelimeler bütünü değil, ilk aidiyet, ilk hafıza, ilk kimliktir. Kürtçenin eşitliği ve özgürlüğü, demokrasinin en kadim sınavıdır. Bu sınavı hep birlikte geçmenin zamanı gelmiştir dedi. Konuşmasının sonunda Sırrı Süreyya Önder’in dil haklarına ilişkin yaklaşımına da atıfta bulunan Altın, Türkiye’nin bu ayıptan kurtulma zamanının geldiğini ifade etti.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.