ABD ile İran arasında Hürmüz Boğazı üzerinden tırmanan gerilim, küresel enerji piyasalarında ciddi sarsıntılara neden olmaya devam ediyor. Ateşkesin sürdüğüne dair yapılan çeşitli açıklamalara rağmen bölgedeki askeri ve diplomatik hareketlilik, dünya ekonomisinin ana damarlarından biri olan petrol sevkiyatı üzerindeki baskıyı artırıyor. Son olarak ABD’nin “Özgürlük Projesi”ni askıya alması ve taraflar arasındaki müzakere belirsizliği, uluslararası basının en önemli gündem maddesi olmayı sürdürüyor.
İngiltere merkezli Reuters haber ajansı, bölgedeki diplomatik gelişmelere paralel olarak enerji piyasalarındaki son verileri paylaştı. Habere göre, İran ile anlaşma yönünde ilerleme kaydedildiğine dair iddiaların ardından Brent petrol yüzde 1,38 düşüşle 108,35 dolara, Batı Teksas ham petrolü (WTI) ise yüzde 1,47 düşüşle 100,77 dolara geriledi. Ancak fiyatlardaki bu kısmi düşüşe rağmen, Hürmüz Boğazı’ndaki aksaklıklar nedeniyle stokların kritik seviyelere indiği belirtiliyor. Veriler; ham petrol stoklarında 8,1 milyon, benzin stoklarında 6,1 milyon ve dizel stoklarında 4,6 milyon varillik bir azalma yaşandığını ortaya koyuyor.
Gerilimin ekonomik yansımaları, ABD iç siyasetinde de dengeleri zorluyor. The Guardian gazetesinde yer alan değerlendirmede, ABD’de ortalama benzin fiyatlarının galon başına 4,50 doları aşarak Temmuz 2022’den bu yana en yüksek seviyeye ulaştığı kaydedildi. Artan maliyetlerin, yaklaşan ara seçimler öncesinde ABD Başkanı Trump için ciddi bir siyasi risk oluşturduğu vurgulanıyor.
Enerji krizi sadece kara ulaşımını değil, havacılık sektörünü de vurdu. Jet yakıtı fiyatlarındaki fahiş artış nedeniyle dünya genelinde havayolu şirketlerinin kapasite düşürdüğü bildiriliyor. Havacılık analiz şirketi Cirium’un verilerine göre, Mayıs ayında dünya genelinde yaklaşık 13 bin uçuşun iptal edilmesi bekleniyor. Yakıt krizinin derinleşmesi, son olarak ABD’li Spirit Airlines’ın iflasını açıklamasıyla sektördeki tehlikenin boyutlarını gözler önüne serdi.
Bölgedeki istikrarsızlık, enerji arz güvenliği için ülkeleri yeni arayışlara itiyor. Petrol ihtiyacının yüzde 95’ini Ortadoğu’dan karşılayan Japonya, Hürmüz Boğazı’ndaki riskler nedeniyle Rusya ile enerji bağlarını güçlendiriyor. Sakhalin-2 projesi kapsamında üretilen ham petrolü taşıyan ilk sevkiyatın Japonya’ya ulaştığı belirtilirken, bu projenin Rusya’ya yönelik uluslararası yaptırımların dışında tutulması dikkat çekiyor.
Uluslararası medya, ABD Başkanı Trump’ın süreci yönetme biçimini de mercek altına aldı. The Washington Post, Trump’ın çatışmayı sonlandırma tarihini sürekli değiştirdiğini ve bir yandan çözüm mesajları verirken diğer yandan İran’a yönelik tehditlerini artırdığını yazdı. Singapur merkezli The Straits Times ise mevcut durumun taraflar arasında bir “irade savaşına” dönüştüğünü ve her iki ülkenin de birbirinin ekonomik zayıflıklarını hedef aldığını belirtti.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.