enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
48,9650
EURO
55,8478
ALTIN
6.779,88
BIST
12.913,69
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
22°C
İstanbul
22°C
Az Bulutlu
Cumartesi Parçalı Bulutlu
24°C
Pazar Hafif Yağmurlu
21°C
Pazartesi Hafif Yağmurlu
20°C
Salı Yağmurlu
18°C

Dersim’de ‘Osmanlı’dan Cumhuriyete’ Paneli: Katliamın Tarihsel ve Toplumsal Boyutları Tartışıldı

Dersim’de ‘Osmanlı’dan Cumhuriyete’ Paneli: Katliamın Tarihsel ve Toplumsal Boyutları Tartışıldı
3 Mayıs 2026 15:02
A+
A-

Dersim’de ‘Osmanlı’dan Cumhuriyete’ Paneli: Katliamın Tarihsel ve Toplumsal Boyutları Tartışıldı

Dersim Emek ve Demokrasi Platformu, Dersim Katliamı’nın yıl dönümü vesilesiyle “Osmanlı’dan Cumhuriyete Dersim: Tarih, siyaset, yaşam” başlıklı bir panel düzenledi. Çok sayıda siyasi parti temsilcisi, milletvekili ve hak savunucusunun katıldığı etkinlikte, bölgenin tarihsel süreci ve katliamın toplumsal etkileri uzmanlar tarafından ele alındı.

Araştırmacı-yazar Nesimi Aday’ın moderatörlüğünü üstlendiği panelde; Prof. Dr. Gülnaz Karatay, Doç. Dr. Yalçın Çakmak ve Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Başkanı Hüseyin Mat konuşmacı olarak yer aldı. Panel, katliamda yaşamını yitirenlerin anısına yapılan saygı duruşuyla başladı.

Osmanlı’dan Cumhuriyete İnkâr ve Baskı Politikaları

Doç. Dr. Yalçın Çakmak, 16. ve 19. yüzyıllar arasında Osmanlı Devleti’nin bölgedeki aşiretlere yönelik uyguladığı baskılama ve “Sünnileştirme” politikalarına dikkat çekti. Tunceli’nin Osmanlı bürokrasisi tarafından stratejik olarak “tesis edilmesi gereken bir alan” olarak görüldüğünü belirten Çakmak, bu siyasetin Cumhuriyet döneminde de devam ettiğini ifade etti.

Cumhuriyetin kuruluşuyla birlikte bölgede inkâr, imha ve asimilasyon süreçlerinin hız kazandığını belirten Çakmak, “1933 yılında Seyid Rıza’nın oğlunun öldürülmesiyle başlayan süreç, devletin aşiretler arasındaki ayrıştırma politikasını net bir şekilde ortaya koymuştur. Bölge, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e kadar resmi otoritenin tam olarak sağlanamadığı bir yer olarak kodlanmış ve bu durum trajik sonuçlara yol açmıştır” dedi.

Toplumsal Travma ve Ontolojik Güvensizlik

Panelde katliam sonrası yaşanan toplumsal yıkıma değinen Prof. Dr. Gülnaz Karatay, bölge halkının her on yılda bir yeni travmalarla karşı karşıya kaldığını vurguladı. Güvenlikçi politikaların, ekolojik tahribatın ve kültürel asimilasyonun “kronik bir stres yükü” oluşturduğunu ifade eden Karatay, coğrafyanın aynı zamanda bir bellek mekanı olduğunu hatırlattı.

Karatay, yapılan araştırmaların devletin üç kuşak boyunca hala “baskıcı bir yapı” olarak algılandığını gösterdiğini belirterek, “Bu durum ontolojik güvensizlik dediğimiz ‘ben kimim ve nereye gidiyorum?’ sorusunu tetikliyor. Güvensizlik hali, sadece devletle olan ilişkide değil, toplumsal katmanlar arasında da gerilimlere ve göç dalgalarına neden oluyor” değerlendirmesinde bulundu.

Alevi İnancına Yönelik Müdahaleler

Son olarak söz alan AABK Eşit Başkanı Hüseyin Mat, Alevi inancının tarih boyunca egemenler tarafından bir “tehdit” olarak görüldüğünü ve bu algının günümüzde de farklı biçimlerde sürdüğünü ifade etti. Devletin cemevlerine ve inanç önderlerine yönelik müdahalelerini eleştiren Mat, asimilasyon politikalarının dil ve kimlik üzerinden yürütüldüğüne dikkat çekti.

Hüseyin Mat, “Tunceli gibi Alevilerin yoğun yaşadığı bir kentte inanç kurumlarının devletin kontrolü altına alınmak istenmesi kabul edilemez. Çocuklarımızın kendi ana dillerinde konuşamaması ve inançlarından uzaklaşması, yürütülen bu politikaların bir sonucudur. Gerçek bir hesaplaşma, demokratik hakların ve inanç özgürlüğünün tam olarak tanınmasıyla başlar” diyerek örgütlenme özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırılması çağrısında bulundu.

Etkinlik, katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi.

Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.