Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’na (DİSK) bağlı Genel-İş Sendikası Araştırma Dairesi (EMAR), Türkiye’deki çalışma hayatının güncel tablosunu ortaya koyan “Esnek Çalışma: Kısmi Süreli Çalışma Raporu”nu kamuoyuyla paylaştı. Rapor, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri ile sahadaki gerçeklik arasındaki derin farkları ve iş gücü piyasasındaki güvencesizliği gözler önüne serdi.
Hazırlanan rapora göre, haftalık çalışma süreleri baz alınarak yapılan hesaplamalarda “gerçek kısmi süreli çalışan sayısı” 6 milyon 776 bin kişiye ulaştı. Bu rakam, toplam istihdam içinde yüzde 20,8’lik bir orana tekabül ediyor. Oysa TÜİK’in 2025 yılı verilerinde bu sayı 4 milyon 502 bin kişi, oran ise yüzde 13,8 olarak ifade edilmişti. Sendika, resmi verilerin esnek ve güvencesiz çalışma biçimlerini tam olarak yansıtmadığına dikkat çekti.
Raporun en çarpıcı bölümlerinden birini kayıt dışı çalışma oranları oluşturdu. Tam zamanlı istihdamda kayıt dışılık oranı yüzde 19,5 seviyesindeyken, kısmi süreli istihdamda bu oran yüzde 63,9’a fırlıyor. Bu veri, kısmi süreli çalışan her 3 işçiden 2’sinin sosyal güvenlikten mahrum bırakıldığını gösteriyor. Kısmi süreli çalışanların ücretlerinin, tam zamanlı çalışanların ücretlerine oranla hesaplanması, milyonlarca işçinin asgari ücretin ve açlık sınırının çok altında yaşam mücadelesi vermesine neden oluyor.
Çalışma biçimlerindeki eşitsizlik cinsiyet temelli verilerde de belirginleşiyor. Rapora göre, çalışan erkeklerin yüzde 17’si (3 milyon 715 bin kişi) kısmi süreli işlerde çalışırken, kadınlarda bu oran yüzde 28,4’e (3 milyon 61 bin kişi) yükseliyor. Bu durum, Türkiye’de her 3 kadından 1’inin güvencesiz ve esnek çalışma biçimlerine hapsedildiğini kanıtlıyor.
EMAR’ın verilerine göre, Türkiye’de 11 milyon 928 bin kişi haftalık yasal çalışma sınırı olan 45 saatin üzerinde çalıştırılıyor. Raporda, bu fazla çalışma sürelerinin tam zamanlı istihdama dönüştürülmesi halinde 3 milyon 306 bin kişilik ek istihdam potansiyeli oluşabileceği vurgulandı. İşçilerin uzun çalışma saatlerine maruz bırakılması, hem yeni istihdamın önünü kapatıyor hem de mevcut çalışanların haklarını gasbediyor.
DİSK/Genel-İş, raporda yer alan veriler ışığında demokratik ve hak odaklı bir çalışma yaşamı için şu talepleri sıraladı:
Kısmi zamanlı çalışma biçimi istisnai bir tür olarak kalmalı; temel istihdam biçimi “güvenceli, sürekli ve tam zamanlı” çalışma olmalıdır. Esnek çalışmayı teşvik eden politikalara son verilerek, çalışanların sosyal güvenlik hakları kamusal güvence altına alınmalıdır. Haftalık yasal çalışma süresi 40 saate düşürülmeli ve fazla mesai uygulaması sınırlandırılmalıdır. Ayrıca kadın istihdamını korumak adına bakım hizmetleri kamusal bir sorumluluk olarak ele alınmalı ve sendikal örgütlenmenin önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.