enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
48,9650
EURO
55,8478
ALTIN
6.779,88
BIST
12.913,69
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
22°C
İstanbul
22°C
Az Bulutlu
Cumartesi Parçalı Bulutlu
24°C
Pazar Hafif Yağmurlu
21°C
Pazartesi Hafif Yağmurlu
20°C
Salı Yağmurlu
18°C

Öncelikle Vedat Aydın Dosyasından Başlayın

Öncelikle Vedat Aydın Dosyasından Başlayın
25 Nisan 2026 11:31
A+
A-

Tanrıkulu’dan Faili Meçhul Çıkışı: Öncelikle Vedat Aydın Dosyasından Başlayın

Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı‘nın ilk görevinin Vedat Aydın dosyası olması gerektiğini belirten Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, “Vedat Aydın dosyası bu sürecin başlangıç noktası olmalı” dedi.

Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan başkanlık, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in çelişkili açıklamalarıyla tartışmaların odağına yerleşti. Bakan Gürlek’in tüm dosyaların yeniden inceleneceği yönündeki mesajının ardından gelen sınırlı inceleme sinyalleri, sürecin gerçek bir yüzleşme mi yoksa seçici bir ayıklama mı olacağı sorularını doğurdu. Konuya ilişkin Bakan Gürlek’in yanıtlaması istemiyle Meclis’e soru önergesi veren Sezgin Tanrıkulu, girişimin önemine ve barındırdığı risklere dikkat çekti.

‘Gerçek Bir Yüzleşme İradesi Gerekiyor’

Daire başkanlığının kurulmasının ilk defa gerçekleşen önemli bir adım olduğunu belirten Tanrıkulu, ancak hangi dosyaların hangi ölçütlere göre ele alınacağının belirsizliğine vurgu yaptı. Tanrıkulu, “Faili meçhul cinayetler ve zorla kaybedilmeler, insanlığa karşı yapılan en ağır suçlardır. Eğer bu girişim sadece bir siyasi meşruluk kazandırmak amacıyla yapılıyorsa, gerçek anlamda bir aydınlanma sağlanamaz. En ağır insan hakları ihlallerine imza atan bir iktidarın bu konudaki samimiyetini önümüzdeki süreçte test edeceğiz” ifadelerini kullandı.

‘Dosyalar Zaman Aşımıyla Kapatıldı’

Geçmişte devlet içindeki karanlık yapıların kararıyla işlenen cinayetlerin üzerine gidilmediğini, aksine açılan dosyaların zaman aşımıyla ortadan kaldırıldığını hatırlatan Tanrıkulu, AK Parti iktidarı döneminde de bu dosyaların sanıklarını korumaya yönelik adımlar atıldığını savundu. Tanrıkulu, “Lice dosyası İzmir’e, Kuyu davası Adıyaman’a, JİTEM Ana dosyası Ankara’ya gönderildi. Bu davalar mağdur yakınları gidemesin ve sanıklar korunsun diye başka illere taşındı. Bu kararlar yargısal değil, siyasidir” dedi.

‘İlk Adım Vedat Aydın Olmalı’

Faili meçhul cinayetlerin soruşturulması için sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği yapılması gerektiğini ifade eden Tanrıkulu, şunları söyledi: “İnsan Hakları Derneği (İHD), Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) ve baroların elinde önemli raporlar var. Bu dosyalara bir bütün olarak bakıp Kürt meselesinin çözümü ve hakikate ulaşma noktasında bir irade gösterilecek mi, göreceğiz. 1991 yılında evinden alınan ve katledilen Vedat Aydın, bu sürecin sembolüdür. Failleri korunmuş ve yargı önüne çıkarılmamıştır. Eğer samimiyseniz, işe Vedat Aydın’dan başlayın.”

Meclis Raporları ve AİHM Kararları

Adalet Bakanlığı’na geçmişteki raporları inceleme çağrısı yapan Tanrıkulu, Meclis bünyesinde hazırlanan Faili Meçhul Siyasal Cinayetler Araştırma Komisyonu ve Susurluk Komisyonu raporlarının hala tozlu raflarda beklediğini hatırlattı. Tanrıkulu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarında sorumluluğu tespit edilen kamu görevlileri hakkında derhal işlem yapılması gerektiğini vurguladı.

Son olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Cumartesi Anneleri‘ne verdiği sözü hatırlatan Tanrıkulu, “Erdoğan, Berfo Ana’ya ‘oğlunun katillerini bulacağız’ diye söz vermişti. Berfo Ana bu dünyadan borçlu gitti. Şimdi bu sözlerin arkasında durulup durulmayacağını göreceğiz” dedi.

Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.