İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, Marmara Bölgesi’ndeki cezaevlerinde Ocak, Şubat ve Mart aylarını kapsayan hak ihlalleri raporunu kamuoyuyla paylaştı. Dernek binasında düzenlenen toplantıda açıklanan veriler, hapishanelerdeki yaşam koşullarının ve hak ihlallerinin ulaştığı kritik boyutu gözler önüne serdi.
İHD İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu Eşsözcüsü Meral Nergis Şahin ve İHD Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyesi Gülseren Yoleri tarafından okunan raporda, 2026 yılının ilk üç ayında 8’i Marmara bölgesinde olmak üzere toplam 14 cezaevinden başvuru alındığı belirtildi. Silivri, Tekirdağ, Metris, Bakırköy ve Maltepe gibi yoğun nüfuslu hapishanelerin yanı sıra Türkiye’nin farklı illerinden de derneğe ulaşan başvurular olduğu kaydedildi. Ocak, Şubat ve Mart aylarında toplam 65 başvuru yapıldığı, bu başvuruların 13’ünün kadın, 52’sinin erkek tutuklulardan geldiği; 55’inin ise politik nedenlerle tutuklu bulunan isimler olduğu ifade edildi.
Raporda yer alan verilere göre, Marmara Bölgesi hapishanelerinde üç aylık süreçte toplam bin 602 hak ihlali tespit edildi. En ağır sonuç ise yaşam hakkı ihlallerinde yaşandı; bu süreçte 3’ü Marmara Bölgesi’nde olmak üzere toplam 5 mahpus yaşamını yitirdi. Raporda detaylandırılan ihlal kategorileri ise şu şekilde sıralandı:
Sağlık hakkı ihlali: 244
Yeterli beslenme ve temiz suya erişim engeli: 526
İşkence, darp ve kötü muamele: 459
İletişim hakları ve tecrit uygulamaları: 157
Adil yargılanma ve infazda eşitsizlik: 82
Raporda, cezaevlerindeki İdare ve Gözlem Kurullarının tutukluların tahliyelerini engelleyen keyfi kararları ile Adli Tıp Kurumu’nun (ATK) hasta mahpuslara yönelik “cezaevinde kalabilir” şeklindeki olumsuz tutumunun sürdüğü vurgulandı. Özellikle politik mahpuslara yönelik tecrit politikalarının ağırlaştığına dikkat çekilen raporda, sosyal hakların kısıtlanmasının mahpuslar üzerinde psikolojik bir baskı unsuru olarak kullanıldığı ifade edildi.
Türkiye’de derinleşen ekonomik krizin cezaevlerindeki etkilerine de değinilen raporda, iaşe bedellerinin yetersizliği ve kantin fiyatlarının yüksekliği nedeniyle mahpusların temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığı belirtildi. Temiz su, elektrik ve öz bakım malzemelerinin ücretli olması, mahpus yoksulluğunu derinleştirirken, ailelerin mahpuslara maddi destek sunma çabalarının hukuki baskılarla engellendiği kaydedildi.
İHD raporunun sonuç bölümünde, hapishanelerde devam eden tecrit politikalarından vazgeçilmesi, işkence ve kötü muameleye son verilmesi ve hasta mahpusların tedavi süreçlerinin önündeki engellerin kaldırılması için acil çözüm çağrısı yapıldı. Raporda, “Hapishanelerde yaşanan sorunlar sadece içerdekilerin değil, tüm toplumun ve dışarıdaki mücadelenin dayanışmasıyla çözülebilir” denilerek kamuoyuna duyarlılık çağrısında bulunuldu.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.