İnsan hakları savunucuları ve hukuk örgütleri, “kuyu tipi” olarak adlandırılan yüksek güvenlikli cezaevlerinde devam eden hak ihlalleri ile bu koşullara karşı başlatılan açlık grevlerinin hayati bir aşamaya geldiğini duyurdu. Adalet Bakanlığı ve ilgili kurumlara seslenen örgütler, ölümlerin yaşanmaması için derhal somut adım atılmasını talep etti.
İnsan Hakları Derneği (İHD) Antalya Şubesi, Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Antalya Şubesi ve Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Antalya Temsilciliği, cezaevlerindeki duruma ilişkin Antalya Adliyesi önünde ortak bir açıklama gerçekleştirdi. Kurumlar adına söz alan Avukat Ferdi Parim, yüksek güvenlikli cezaevlerindeki ağır tecrit koşullarının tutsakların hem fiziksel hem de psikolojik sağlığını ciddi şekilde tehdit ettiğini vurguladı.
Avukat Parim, bu cezaevlerinde havalandırma imkanlarının son derece kısıtlı olduğunu, hücrelerde yeterli hava sirkülasyonunun bulunmadığını ve tutsakların günde sadece 1-2 saat havalandırmaya çıkarıldığını ifade etti. Bu sistematik izolasyonun uzun vadede algı bozukluklarına ve ciddi sağlık sorunlarına yol açtığına dikkat çeken Parim, hapishanelerin şehir merkezlerinden uzak inşa edilerek tutsakların toplumsal bağlarından tamamen koparılmak istendiğini belirtti.
Antalya Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tutulan Tahsin Sağaltıcı, Gürkan Türkoğlu ve Hüseyin Özen, tecrit koşullarının sonlandırılması ve sevk taleplerinin karşılanması amacıyla başlattıkları süresiz açlık grevini sürdürüyor. Parim, grevdeki tutsakların durumuna dair şu verileri paylaştı:
Tahsin Sağaltıcı: Açlık grevinin 246’ncı gününde olan Sağaltıcı, 42 kilonun altına düşmüş durumda. Ciddi sağlık sorunları yaşayan Sağaltıcı, artık görüşlere ancak tekerlekli sandalye ile çıkarılabiliyor.
Gürkan Türkoğlu: 246 gündür açlık grevini sürdüren Türkoğlu’nun vücudunda yoğun his kaybı ve iltihaplanmalar meydana geldiği bildirildi.
Hüseyin Özen: Açlık grevinin 226’ncı gününde olan Özen’de denge kaybı ve sık sık burun kanamaları yaşanıyor.
Tutsakların aşırı kilo kaybı nedeniyle ayakta durmakta zorlandıklarını ve hayati riskin her geçen saat arttığını vurgulayan Parim, sağlık durumlarının kritik eşiği çoktan aştığını ifade etti.
Yaşanan sürece dair Adalet Bakanlığı, TBMM ve ilgili resmi kurumlara yapılan tüm başvuruların sonuçsuz kaldığını belirten Parim, cezaevi yönetimiyle yapılan görüşmelerden de herhangi bir iyileştirme sinyali alınamadığını söyledi. Tutsakların taleplerinin meşru ve insani olduğunu ifade eden hukuk ve hak örgütleri, insan onuruna aykırı tecrit uygulamalarına son verilmesi ve sevk işlemlerinin derhal gerçekleştirilmesi çağrısında bulundu. Açıklamada, yetkililerin sessizliğinin geri dönülemez sonuçlara yol açabileceği uyarısı yapıldı.
Haber Merkezi
Bu haber Mezopotamya Ajansi kaynak alınarak hazırlanmıştır.