enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
48,9304
EURO
55,7562
ALTIN
6.740,80
BIST
12.899,35
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
24°C
İstanbul
24°C
Az Bulutlu
Pazar Hafif Yağmurlu
21°C
Pazartesi Hafif Yağmurlu
20°C
Salı Yağmurlu
19°C
Çarşamba Yağmurlu
19°C

İHD’den yaygın gözaltı ve tutuklamalara karşı çağrı: Keyfi uygulamalar son bulsun

İHD’den yaygın gözaltı ve tutuklamalara karşı çağrı: Keyfi uygulamalar son bulsun
26 Eylül 2026 14:30
A+
A-

İnsan Hakları Derneği (İHD) Mersin, Adana, Hatay, İskenderun şubeleri, son dönemde toplumun farklı kesimlerine yönelik artan gözaltı ve tutuklamalara sert tepki gösterdi. Dernek, özellikle “Ailem Güvende” adı altında 15 ilde gerçekleştirilen ev baskınları ve tutuklamalara karşı bir basın toplantısı düzenleyerek, “Keyfi gözaltı ve tutuklamalar son bulsun” çağrısında bulundu. Basın metnini İHD Mersin Şube Eşbaşkanı Muammer Derince okudu.

12 Eylül’de başlatılan “Ailem Güvende” operasyonları kapsamında, LGBTİ+ dernekleri, siyasi parti yönetici ve üyeleri, hak savunucuları, aktivistler ve çeşitli toplumsal kesimlerden 162 kişi hakkında adli işlem yapıldığına dikkat çeken Derince, İHD’nin temel insan hakları prensiplerini yineledi. Derince, “İHD olarak bir kez daha LGBTİ+ olmak suç değildir, örgütlenmek suç değildir, hak savunuculuğu suç değildir ve farklı düşünmek ve siyasal faaliyette bulunmak suç değildir” dedi.

Devletin görevini, toplumdaki farklılıkları kriminalize etmek, insanları kimlikleri ve yaşam biçimleri üzerinden hedef göstermek değil, herkesin hak ve özgürlüklerini eşit biçimde güvence altına almak olduğunu vurgulayan Derince, “‘Aileyi koruma’ söylemi üzerinden LGBTİ+’ları toplumun dışında, aileye veya çocuklara yönelik bir tehdit gibi gösteren yaklaşım; ayrımcılığı ve nefret söylemini beslemektedir. İnsan hakları bakımından aile, tek bir yaşam biçimine indirgenemez. LGBTİ+ bireyler de ailelerin çocukları, anne-babaları, kardeşleri ve üyeleridir” ifadelerini kullandı.

ÖRGÜTLENME VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNE SALDIRI

Hak örgütlerinin ve hak savunucularının suçlu gibi gösterilmesinin kabul edilemez olduğunu dile getiren Derince, bu durumun ifade, örgütlenme ve barışçıl toplantı özgürlükleri üzerinde ciddi bir baskı yarattığını belirtti. Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV)’nin de operasyonlar kapsamında gözaltı ve tutuklamaların yanı sıra örgütlenme ve ifade özgürlüğü, savunma hakkı ve barışçıl toplanma hakkı bakımından ciddi ihlallere dikkat çektiğini hatırlatan Derince, “Haklar, özellikle toplumun baskı altında bırakılan ve hedef gösterilen kesimleri için savunulduğunda anlam kazanır” ifadelerini kullandı.

TALEPLER

Derince, son olarak kamuoyuna ve yetkililere yönelik taleplerini şu şekilde sıraladı:

  • LGBTİ+’lara, hak savunucularına ve sivil toplum örgütlerine yönelik baskı ve soruşturmalara son verilmelidir.
  • Keyfi gözaltı ve tutuklamalara son verilmeli, tutuklular derhal serbest bırakılmalıdır.
  • Örgütlenme, ifade ve barışçıl toplantı özgürlükleri güvence altına alınmalıdır.
  • Derneklerin faaliyetlerini engelleyen erişim kısıtlamaları ve baskılar kaldırılmalıdır.
  • Kamu makamları nefret ve ayrımcılığı körükleyen söylemlerden vazgeçmelidir.
  • LGBTİ+’lara ve diğer tüm toplumsal kesimlere karşı ayrımcılığa son verilmelidir.
  • Yargı makamları siyasal ve toplumsal baskılardan bağımsız biçimde hareket etmeli; herkes adil yargılanma hakkından yararlanmalıdır.
  • Barış sürecinin güçlendirilmesi için farklı kimliklerin, inançların, cinsel yönelimlerin ve yaşam biçimlerinin eşit yurttaşlık temelinde kabul edildiği demokratik bir hukuk düzeni oluşturulmalıdır.

Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.