Meclis’in açılışına sayılı günler kala, siyasi partilerde Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne yönelik hazırlıklar yoğunlaştı. Partiler, çerçeve yasanın şeffaf bir şekilde uygulanması gerektiğini belirtirken, çalışmaların Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararının beklenmeden başlatılmasının önemine dikkat çekiyor.
Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında kurulan Milli Dayanışma ve Bütünleşme Koordinasyon Kurulu ile bu kurul bünyesinde oluşturulan dört alt komisyonun çalışmalarına ilişkin hazırlıklar devam ediyor. Komisyonların çalışma yöntemleri ve görev alanları üzerindeki tartışmalar sürerken, komisyonlarda yer alacak kurum ve kişilerin henüz netleşmediği ifade ediliyor.
Kurul bünyesinde, Adli ve Hukuki İşler Koordinasyon Alt Komisyonu, İzleme ve Tespit Alt Komisyonu, Sosyal Uyum ve Bütünleşme Alt Komisyonu ile Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyonu olmak üzere dört alt komisyonun oluşturulmasıyla birlikte, kurul ve komisyonların işleyişine yönelik beklentiler artıyor.
Adli ve Hukuki İşler Koordinasyon Alt Komisyonu’nda Adalet Bakanlığı ve ilgili kurumların yer alması beklenirken, İzleme ve Tespit Alt Komisyonu’nda ise Meclis’teki siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşlarının temsil edilmesi tartışmaları sürüyor. Meclis kulislerinde siyasi partilerin bu komisyonda yer alabileceği veya Meclis’te yeni bir komisyonun daha kurulabileceği ihtimali de konuşulan konular arasında. Uyum ve Bütünleşme Alt Komisyonu’nda ise Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın ve ilgili diğer kurumların yer alması, uyum çalışmalarının bu komisyonca yürütülmesi öngörülüyor. Ancak, çalışmaların mevcut aşamasına dair henüz resmi bir açıklama yapılmadı.
Sürecin en çok konuşulan komisyonlarından biri olan Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyonu’nda ise Abdullah Öcalan’ın da yer alacağı belirtiliyor. Bu komisyonun, sürecin stratejik çalışmalarını yürüteceği ifade ediliyor.
Komisyonların çalışmalarına ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmazken, yaşanan gecikmelerin çalışmalara olumsuz etki ettiği yönündeki değerlendirmeler kulislerde sıkça dile getiriliyor.
Meclis’teki siyasi partiler, sürece dair çalışmalarına hız vermiş durumda. Kulislerde, sürecin artık pratik adımlar aşamasına geldiği ve partilerin Meclis açılmadan önce hazırlıklarını tamamlaması gerektiği vurgulanıyor. İYİ Parti ve Yeniden Refah Partisi dışında kalan diğer tüm siyasi partilerin söz konusu komisyonlara üye vermesi bekleniyor. Meclis’in süreçteki rolünün etkin olması ve sivil siyasetin öncü rolünü oynaması gerektiği görüşü hakim.
Partiler ayrıca, süreçle birlikte demokratikleşme adımlarının da tartışılması ve bu adımların Türkiye’nin en öncelikli ihtiyaçlarından biri olduğunu belirtiyor. Kulislerden edinilen bilgilere göre, çerçeve yasanın uygulanmaya başlamasıyla birlikte özellikle muhalefet partileri demokratikleşme adımlarını gündemlerine alacak.
Demokratikleşme adımlarının başında hukuki düzenlemeler geliyor. Sürecin mevcut hukuk ve infaz rejimiyle devam edemeyeceği, bu kapsamda gerekli adımların atılması gerektiği önemle vurgulanıyor. Yerel yönetimlere ilişkin düzenlemeler de gündemde. Kayyum uygulamasına son verilerek kayyum atanan belediye başkanlarının görevlerine iade edilmesi gerektiği belirtiliyor. Ayrıca, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarının uygulanmasına ilişkin tartışmalar da muhalefet partilerinin gündeminde yer alacak.
Partiler, çerçeve yasanın uygulanması aşamasında atılacak adımların şeffaf olması gerektiğine işaret ediyor. Özellikle geri dönüşlerin yaşanacağı aşamalarda sivil siyasetin etkin bir rol oynaması ve Meclis’in yürütülecek çalışmaları denetleyebilmesi gerektiği vurgulanıyor. Partiler, komisyon oluşturulduktan sonra önerilerini kamuoyuyla paylaşacaklarını belirterek, sürecin spekülasyonlara yol açmayacak şekilde yürütülmesi uyarısında bulunuyor.
Yasa çalışmalarının sürdüğü bu süreçte, yasanın uygulamaya geçirilme takvimi de kritik bir başlık. İktidarın “Aralık ayına kadar karar verilebilir” açıklamasının ardından sürecin ağırdan alındığı eleştirileri yükselirken, uygulama takviminin MGK kararına bağlanmasının süreci daha fazla geciktirebileceği belirtiliyor. Siyasi partiler, MGK kararının beklenmesine gerek olmadan bazı hazırlıkların ve çalışmaların başlatılabileceğine dikkat çekerek, kararın gecikmesinin belirsizliği derinleştirerek süreci provokasyonlara açık hale getirebileceği konusunda uyarıda bulunuyor.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.