Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), Kuzey ve Doğu Suriye’de Hesekê Tugayı savaşçısı Sîpan Hiznî’nin kaçırılarak katledilmesini Ankara Yüksel Caddesi’ndeki İnsan Hakları Anıtı önünde yaptığı basın açıklamasıyla protesto etti. DEM Parti, bu katliamın “demokratik entegrasyon sürecine ve halkların eşit, özgür yaşama iradesine karşı yapılmış bir provokasyon” olduğunu vurguladı.
Açıklamada, ‘Rojava halkları yalnız değildir. Barış Rojava’da inşa edilir’ pankartı taşınırken, “Bijî berxwedana Rojava”, “Rojava halkları yalnız değildir” ve “Jin Jiyan Azadî” sloganları atıldı. Açıklamayı okuyan DEM Parti Ankara İl Eşbaşkanı Bahar Gündüz, Sîpan Hiznî’nin katledilmesinin, Kürt halkının kendi olarak varoluşunun kabullenilememesinin bir göstergesi olduğunu ifade etti. Gündüz, cinayeti “aşiret kavgası” veya “şahsi bir husumet” gibi gösterme çabalarının, katliamın siyasi ve toplumsal boyutunu ile IŞİD zihniyetinin halklara ve inançlara yaklaşımını gizleme amacı taşıdığını belirtti.
Bahar Gündüz, Sîpan Hiznî’nin katledilmesinin ardından Kobani’de gerçekleşen protestolara yönelik saldırılara da değindi. Geçici hükümete bağlı güçlerin ve HTŞ zihniyetinin müdahalesini, antlaşmalarla güvence altına alınmış Rojava halklarının iradesine ve birlikte yaşama arzularına, demokrasiye indirilmiş ağır bir darbe olarak nitelendirdi. Protestolar sırasında gözaltına alınarak tutuklanan 10 Kürt gencin Kobani Cezaevi’nde çıkan yangında yaşamlarını yitirmesinin “münferit” olmadığını; planlı ve halkların kardeşliğini hedef alan bir kutuplaştırma politikası olduğunu savundu.
Gündüz, İran’da başörtüsü kurallarına uymadığı gerekçesiyle Jîna Emînî’nin rejim güçlerince katledilmesinin 4’üncü yıldönümüne de değinerek, Jîna’nın katledildiği gün İran’da ve dünyanın dört bir yanında yükselen kadın isyanının “Jin Jiyan Azadî” felsefesi etrafında birleşerek büyüdüğünü söyledi. Bu isyanın, erkek egemenliğine, şiddete, sömürüye ve savaşlara karşı özgür, eşit ve demokratik bir toplum mücadelesini büyütmeye devam ettiğini vurguladı.
Bahar Gündüz, Kürt halkının anadilde eğitim hakkı başta olmak üzere tüm demokratik kazanımlarının anayasal ve yasal güvence altına alınması gerektiğini belirtti. Güvenlikçi politikaları eleştiren Gündüz, demokratik, özgür, eşit ve ortak yaşam ile kalıcı barışın askeri müdahalelerle, baskı ve provokasyonlarla sağlanamayacağını; ancak halkların özgür, eşit ve demokratik yaşam iradesine saygı duyularak, diyalogla ve adaletle tesis edilebileceğini kaydetti.
Demokratik kitle örgütlerine ve uluslararası demokratik kamuoyuna çağrı yapan Bahar Gündüz, Kobani ve Haseke’de yaşanan bu katliamların failleriyle, arkasındaki güçlerle ve tüm boyutlarıyla derhal soruşturulmasını, halka saldıran ve cezaevinde yangına sebep olan sorumluların yargı önüne çıkarılarak en ağır cezaya çarptırılmasını talep etti. Açıklama “Bijî têkoşîna Rojava” sloganı ile son buldu.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.