Suruç Katliamı’nın 133’üncü ayında bir araya gelen Suruç Aileleri İnisiyatifi, İzmir’deki Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde gerçekleştirdiği basın açıklaması ve oturma eylemiyle adalet mücadelesini kararlılıkla sürdüreceklerini vurguladı.
Grup adına basın açıklamasını okuyan Önder Aktaş, katliam öncesinde saldırıyı gerçekleştiren IŞİD yapılanmasına dair güvenlik birimlerinin elinde çok sayıda bilgi ve belge bulunmasına rağmen, bu verilerin etkin bir soruşturmaya konu edilmediğini belirtti. Aktaş, emniyet ve istihbarat birimlerinin sorumluluğunun görmezden gelindiğini ve dosya üzerindeki gizlilik kararlarıyla gerçeğin açığa çıkmasının engellendiğini ifade etti. Katliamın örgütlü ve önlenebilir bir süreç sonucunda yaşandığını dile getiren Aktaş, sadece tetikçilerin değil, katliama zemin hazırlayan herkesin yargılanması gerektiğini söyledi.
Suruç Aileleri İnisiyatifi, katliamın aydınlatılması için taleplerini şu şekilde sıraladı: Sorumluluğu bulunan tüm gerçek faillerin ortaya çıkarılması, ihmali olan kamu görevlileri hakkında bağımsız ve etkin bir soruşturma yürütülmesi, firari sanıkların yakalanarak adalet önüne çıkarılması, davanın insanlığa karşı suç kapsamında değerlendirilerek zaman aşımı riskinin ortadan kaldırılması.
Açıklamada, katliamın ardından yürütülen adalet mücadelesinde yer alan avukat, gazeteci, aile ve yaralıların tutuklanmasına da tepki gösterildi. Yapılan operasyonların üzerinden 200 gün geçtiğini hatırlatan Aktaş; inisiyatif üyeleri Hacer Elçin, Emrah Topaloğlu, Ezgi Gürbüz, gazeteci Pınar Gayıp, Suruç yaralıları Uğur Ok ve Şahin Tümüklü ile dava avukatlarından Sezin Uçar’ın tutukluluk hallerinin sürdüğünü belirtti. Aktaş, katillerin korunurken adalet arayanların cezalandırılmak istendiğini ifade ederek tutukluların derhal serbest bırakılmasını talep etti.
Açıklama, adalet talebinin her alanda yükseltileceği vurgulanan 5 dakikalık oturma eyleminin ardından sona erdi.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.