enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
48,9304
EURO
55,7562
ALTIN
6.740,80
BIST
12.899,35
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
24°C
İstanbul
24°C
Az Bulutlu
Pazar Hafif Yağmurlu
21°C
Pazartesi Hafif Yağmurlu
20°C
Salı Yağmurlu
19°C
Çarşamba Yağmurlu
19°C

16 Yıllık Ekran Serüveni: ‘Dengê Botan’ Bölgenin Hafızasını Gün Yüzüne Çıkarıyor

16 Yıllık Ekran Serüveni: ‘Dengê Botan’ Bölgenin Hafızasını Gün Yüzüne Çıkarıyor
11 Ağustos 2026 08:06
A+
A-

Dicle, Jiyan ve Gün TV’nin ardından Stêrk TV ekranlarında izleyiciyle buluşan “Dengê Botan” programı, 16 yıldır aralıksız yayınlanarak toplamda bin 250 bölüme ulaştı. Programın sunucusu Mehmet Başkurt, bu uzun soluklu çalışmanın Kürt kültürü, tarihi ve coğrafyası için önemli bir arşiv ve toplumsal hafıza niteliği taşıdığını belirtti.

Stêrk TV’de her hafta pazartesi günleri yayınlanan Dengê Botan, 16 yıldır bölgenin sesi olmaya devam ediyor. Botan bölgesinin doğal güzelliklerini, tarihini ve zengin kültürünü ekranlara taşıyan program, yayın hayatına ilk olarak 2010 yılında Dicle TV’de başladı. Dicle TV’de 270 hafta, ardından Jiyan TV’de 100 hafta ve Gün TV’de 55 hafta yayınlanan program, son 7 yıldır ise ekran yolculuğunu kesintisiz sürdürüyor. Program, her hafta bölgenin bir köyünü ya da bir insanın yaşam hikayesini izleyicilerle buluşturuyor.

Bin 250 haftadır bölgenin kültürel zenginliklerini ekranlara taşıyan 48 yaşındaki sunucu Mehmet Başkurt, programın nasıl ortaya çıktığını ve yıllar içinde tanık olduğu değişimleri paylaştı.

Bir Hasretin Hikayesi

Dengê Botan programının doğuş hikayesini anlatan Başkurt, çocukluk yıllarında yaşadığı bir travmanın bu programın temelini oluşturduğunu ifade etti. Başkurt, “Ben 7 yaşındayken babam tutuklandı. 1985 yılında annemle birlikte Diyarbakır Cezaevi’ne babamı ziyarete gidiyorduk. O dönem tutsaklarla Kürtçe konuşmak yasaktı. Babama Kürtçe ‘baba’ dediğim için askerlerden tokat yedim. Bu olay üzerimde çok derin bir iz bıraktı. Kendi anadilimi ve kültürümü anlatma isteği bende o yaşta bir hasrete dönüştü” dedi.

Yıllar sonra bu hasretin bir televizyon programıyla gerçeğe dönüştüğünü belirten Başkurt, 2010 yılında Cizre’ye gelen bir televizyon ekibinin davetiyle sunuculuk hayatına başladığını söyledi. Başkurt, ilk programda Şırnaklı Dengbêj Salih’i konuk aldıklarını ve programın adının ilk etapta “Dengê Herêma Botan” (Botan Bölgesinin Sesi) olduğunu aktardı.

Botan’ı Karış Karış Dolaştık

Programın ilk yıllarında büyük imkansızlıklarla mücadele ettiklerini dile getiren Başkurt, çekimleri gerçekleştirebilmek için büyük fedakarlıklar yaptıklarını ifade etti. Maddi zorluklara rağmen yola devam ettiklerini söyleyen Başkurt, “Yıllar içinde bölgeyi karış karış dolaştık. Yaylalara çıktık, boşaltılan ve yakılan köylere gittik. Gittiğimiz her yerde halkın dayanışması ve desteğiyle programları hazırladık” şeklinde konuştu.

Cizre’de ilan edilen sokağa çıkma yasakları döneminde yaşanan hak ihlallerini ve yıkımı da kayıt altına aldıklarını belirten Başkurt, bu çalışmalarının bedeli olarak 2 yıl 5 ay cezaevinde kaldığını, ancak tahliye olduktan sonra programına kaldığı yerden devam ettiğini vurguladı.

Anneler Programla Hasret Gideriyor

Dengê Botan’ın toplumsal yaşamda edindiği yeri değerlendiren Başkurt, programın özellikle zorunlu göçe maruz kalan aileler için bir köprü görevi gördüğünü ifade etti. 1990’lı yıllarda binlerce köyün boşaltıldığını hatırlatan Başkurt, Gabar, Cudi, Besta ve Uludere gibi bölgelerden göç etmek zorunda kalan insanların bu program sayesinde topraklarıyla yeniden bağ kurduğunu dile getirdi.

Adana’da portakal bahçesinde çalışan Kamışlı bir anneyle yaptığı röportajı unutamadığını söyleyen Başkurt, “Metropollerde yaşayan pek çok anne, bu program sayesinde doğup büyüdükleri köyleri, toprakları izleyerek hasret gideriyor” dedi.

Dengê Botan Bir Hafızadır

Teknolojik gelişmelerle birlikte yayıncılığın da değiştiğini ancak geçmişteki emeğin değerinin farklı olduğunu belirten Başkurt, programın aynı zamanda bir bellek çalışması olduğunu kaydetti. Başkurt, sözlerini şöyle tamamladı: “Dengê Botan sadece bir program değil, aynı zamanda canlı bir arşiv ve hafızadır. Bu hafızanın içinde acı ve gözyaşı kadar, büyük bir kültürel direniş ve güzellikler de var. Bu hafızaya sahip çıkarak gelecek nesillere aktarmaya, bölgede yaşanan hikayeleri ekranlara taşımaya devam edeceğiz.”

Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.