UEFA’nın “Dünya Kupası satılamaz, gerekirse tüm turnuvaları boykot ederiz” şeklindeki tarihi ve ilkeli restinin ardından köşeye sıkışan FIFA, beklenen açıklamasını yayımladı. Ancak FIFA yönetimi; futbolun en büyük mirasını kapalı kapılar ardında özel sermayeye devretme planlarına şeffaf bir cevap vermek yerine, haklı eleştirileri “karalama kampanyası” olarak nitelendirip mağduriyet algısı yaratmayı tercih etti.
İşte Avrupa futbolunun kaygılarını tamamen görmezden gelen o açıklamanın satır araları:
Açıklamasında bolca “demokratik süreçler” ve “FIFA Tüzüğü” vurgusu yapan yönetim, UEFA’nın asıl itiraz noktası olan “gizli yürütülen pazarlıklar ve şantajla yönetim” suçlamalarını adeta duymazdan geldi.
Dünya Kupası’nın mülkiyet haklarının yatırımcılara peşkeş çekilmesini engellemeye çalışan UEFA’yı ve diğer muhalif sesleri “planlı bir yıpratma çabası” içinde olmakla suçlayan FIFA, eleştirileri oldukça kibirli bir üslupla savuşturmaya çalıştı:
Açıklamanın en dikkat çekici ve endişe verici kısımlarından biri de kuruma yöneltilen eleştirilere karşı kullanılan sert üsluptu. FIFA, meşru denetime açık olduğunu iddia etse de, hemen ardından “yanlış veya yanıltıcı bulduğu haberlere karşı çok güçlü bir şekilde mücadele edeceğini” ilan etti. Bu durum, kapalı kapılar ardında yürütülen tehlikeli pazarlıkları gün yüzüne çıkaran kişi ve kurumlara yönelik bir sindirme mesajı olarak yorumlandı.
FIFA yönetimi, yayımladığı bu metinle UEFA’nın 55 üye federasyonuyla birlikte sergilediği kararlı duruşu küçümseme yoluna gitti. Kurum, 211 üye federasyona hizmet ettiğini iddia etse de; Dünya Kupası’nın yatırımcılara satılıp satılmayacağı, uluslararası futbol takviminin ticari kaygılarla dizayn edilip edilmeyeceği ve Avrupa’nın haklı boykot restine karşı ne yapılacağı gibi en temel soruları karanlıkta bırakarak futbol dünyasındaki kutuplaşmayı daha da derinleştirdi.
Haber Merkezi