Bingöl’ün Kiğı ilçesinde hayata geçirilmesi planlanan siyanürlü altın madeni projesine karşı bir araya gelen yurttaşlar ve sivil toplum örgütleri, ekolojik yıkıma karşı “doğa savunması” mesajı verdi.
Kiğı’da yapılması planlanan maden projesi ve beraberinde getireceği doğa tahribatına karşı Kiğı-Karakoçan-Adaklı-Yayladere-Yedisu İlçeleri Sosyal Yardımlaşma, Kalkındırma ve Kültür Derneği (KAYY-DER) ile Kiğı Dernekler Birliği öncülüğünde kitlesel bir açıklama yapıldı. Bingöl merkez Dörtyol’da gerçekleştirilen eyleme Bingöl, Karakoçan ve Dersim’deki yöre derneklerinin yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı. Kiğı Çarşı Madene Karşı pankartının açıldığı eylemde, “Diline, kültürüne, doğaya sahip çık” ve “Bir tek meşe ağacımızı sermayeye peşkeş çekmeyeceğiz” dövizleri taşınarak doğa talanına tepki gösterildi.
Ortak açıklamayı okuyan ekolojist Sema Gedlaç, Ölmez ve Bilice köyleri sınırlarında kurulmak istenen siyanürlü altın madenine karşı çıktıklarını vurguladı. Bu projenin sadece birkaç köyü değil; Kiğı’dan başlayıp Yayladere, Karakoçan, Elazığ, Dersim ve Fırat Havzası’na uzanan tüm Peri Vadisi’nin geleceğini tehdit ettiğini belirten Gedlaç, kimyasal sızıntı riskinin geniş bir coğrafyayı felakete sürükleyeceğini söyledi. Bölgedeki deprem riskine de dikkat çeken Gedlaç, “Altının değeri suyumuzdan büyük değildir. Kirlenen suyun ve yok edilen ekosistemin bedeli geri getirilemez. Önlem felaketten önce alınmalıdır” diyerek yetkililere seslendi.
KAYY-DER Eşbaşkanı Tuncay Gökçe, bölgedeki maden projeleri ve orman kesimlerine karşı seslerini yükseltmeye devam edeceklerini ifade etti. Gökçe, bölge halkının dili, kültürü ve doğasıyla bir arada yaşama kararlılığında olduğunu, çocuklara temiz bir doğa bırakmak adına hukuki mücadeleden vazgeçmeyeceklerini vurguladı. TMMOB Bingöl İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Canfidal Boldaş ise maden faaliyetlerinin doğayı ve yaşam alanlarını sermayeye açan projeler olduğunu belirterek, güvenlikçi politikalarla doğayı katledenlere karşı en büyük gücün ortak mücadele olduğunu dile getirdi.
Muğla Akbelen direnişinin simge isimlerinden Esra Işık da eyleme katılarak destek verdi. Kendi topraklarında verdikleri direnişi hatırlatan Işık, “Bizim yasamız toprağın ve memleketin yasasıdır” diyerek toprağını ve köklerini koruyan halkı selamladı. Kiğı halkının çağrısına ses vermek için geldiklerini belirten Işık, “Bingöl Kiğı, Erzincan İliç olmasın. Bu toprakları son nefesimize kadar savunmaya devam edeceğiz” dedi.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.