Uluslararası Uygulamalı Sistem Analizi Enstitüsü (IIASA) araştırmacıları tarafından yürütülen çalışma, iklim krizinin gıda güvenliği ve ekonomi üzerindeki ağır etkilerini gözler önüne serdi. Araştırmaya göre, küresel ısınmanın neden olduğu aşırı sıcaklıklar ve kuraklık; mısır, buğday ve soya fasulyesi üretiminde 2000-2019 yılları arasında yaklaşık 400 milyar dolarlık devasa bir ekonomik kayba yol açtı. Bu durum, dünya genelinde yılda ortalama 20 milyar dolardan fazla zarara karşılık geliyor.
Araştırma sonuçları, ekonomik kayıpların miktar olarak büyük tarım üreticisi ülkelerde yüksek olsa da krizin etkilerinin düşük gelirli ülkelerde çok daha yıkıcı hissedildiğini ortaya koydu. En az gelişmiş ülkelerde tarımsal kayıpların gayrisafi yurt içi hasılaya (GSYİH) oranı yaklaşık yüzde 0,10 olarak hesaplanırken, yüksek gelirli zengin ülkelerde bu oran yüzde 0,04 seviyesinde kaldı. Uzmanlar, tarımdaki bu gerilemenin gıda fiyatlarını artırabileceği, temel geçim kaynaklarını zayıflatabileceği ve iklim göçlerini tetikleyebileceği uyarısında bulunuyor.
İklim krizine neden olan emisyonların maliyeti üzerine yapılan analizler, sınıfsal eşitsizliği de çarpıcı bir şekilde belgeledi. 2000-2019 yılları arasında dünyanın en zengin yüzde 10’luk kesiminin sera gazı salımları, tarımsal ürün kayıplarından kaynaklanan yaklaşık 113 milyar dolarlık zarara doğrudan katkıda bulundu. Bu rakam, dünyanın en yoksul yüzde 50’lik kesiminin neden olduğu zararın tam sekiz katına tekabül ediyor.
Çalışma ayrıca, dünyanın en büyük petrol, doğal gaz, kömür ve çimento şirketlerinin emisyonlarının yaklaşık 170 milyar dolarlık ekonomik kayıpla bağlantılı olduğunu belirledi. Yüksek emisyon senaryolarının devam etmesi durumunda, yıllık tarımsal kaybın 2070 yılına kadar 80 milyar doların üzerine çıkabileceği, yüzyılın sonunda ise 160 milyar doları aşabileceği öngörülüyor.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.