Ankara’da 7-8 Temmuz tarihlerinde gerçekleştirilecek NATO Zirvesi öncesinde, 130 aydın ve yazar ortak bir açıklama yayımlayarak devreye sokulan yasaklara ve hak ihlallerine tepki gösterdi. Yazılı açıklamada, zirve gerekçesiyle anayasal hakların askıya alındığı vurgulanarak, tüm muhalefet ve yurttaşlar bu duruma karşı tutum almaya çağrıldı.
Zirve hazırlıkları kapsamında yaşanan tutuklamalara dikkat çekilen açıklamada, bu uygulamaların Anayasa’ya aykırı olduğu belirtildi. Medya çalışanlarının akreditasyon süreçlerinde karşılaştığı keyfi engellemelerin halkın haber alma hakkını ve basın özgürlüğünü ortadan kaldırdığı ifade edilirken, Başkentteki kamu personelinin zirve süresince idari izne çıkarılmasına da tepki gösterildi. Açıklamada, bu durumun Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) fiilen kapatılması ve ulusal egemenliğin askıya alınması anlamına geldiği kaydedildi.
Ekonomik krizin derinleştiği bir süreçte zirve için harcanan kaynaklara değinilen metinde, şu ifadelere yer verildi: 12 milyar liralık kamu kaynağı, şehri NATO liderlerinin beğenisine sunmak ve onlardan meşruiyet devşirmek için harcanıyor. Sicili savaş suçları ve darbelerle yüklü olan NATO’nun savaş sanayisi üretimini artırma hedefi, çatışmacı bir geleceğe işaret ediyor. İktidar ise silahlanma yarışından pay kapma ve ülkeyi NATO güçlerine daha fazla açma peşindedir.
Gelişmelerin ilan edilmemiş bir OHAL uygulaması niteliği taşıdığı savunulan açıklamada, rejimin otoriterlikten totaliterliğe evrildiği uyarısı yapıldı. 130 aydın ve yazar, toplumsal muhalefete yaptıkları çağrıda; tutukluların serbest bırakılmasını, basın üzerindeki kısıtlamaların kaldırılmasını ve halkın yaşamını zorlaştıran orantısız önlemlerden vazgeçilmesini talep etti.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.